KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/5235 E., 2015/14055 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde borçluya 22.08.2014 ve 05.09.2014 tarihlerinde örnek 10 numaralı ödeme emri tebliğ edilmesinden sonra alacaklı vekilinin 17.09.2014 tarihinde icra müdürlüğüne başvurarak borçlu ... adına yeniden ödeme emri tebligatı yapılması için borçlunun resmi kurumlardaki adresinin tespiti talebinde bulunduğu, anılan istem üzerine çıkarılan ödeme emrinin borçluya 27.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; alacaklı tarafından seçilen takibin şekline göre uygulanması gereken İİK'nun 168. maddesinin 5. bendi gereğince borçlunun borca ilişkin itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 5 günlük süre içerisinde icra mahkemesine yapması zorunludur.
Somut olayda, alacaklı vekilince borçluya gönderilen ilk ve ikinci ödeme emri tebligatlarının geçerli kabul edilmediği ve talebi doğrultusunda borçlu adına üçüncü kez ödeme emri tebliğe çıkarıldığı görülmektedir. Bu durumda, her ne kadar borçlu birinci ve ikinci ödeme emri tebliğinden itibaren yasal süre içerisinde icra mahkemesine itiraz etmemişse de; alacaklı vekilinin istemi üzerine yapılan üçüncü ödeme emri tebliğ işleminin borçluya yeni bir itiraz hakkı tanıdığı kuşkusuzdur.
O halde mahkemece, borçlu tarafa alacaklı vekilinin talebi ile çıkarılan üçüncü ödeme emri tebliğinin yeni bir itiraz hakkı vereceği ve söz konusu ödeme emrinin tebliğ edildiği 27.12.2014 tarihine göre 30.12.2014 tarihinde icra mahkemesine yapılan başvurunun İİK'nun 168/5. maddesinde öngörülen yasal beş günlük süre içerisinde gerçekleştiği gözetilerek borçlunun itirazlarının esası incelenmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; istemin süre aşımından reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/5235, K. 2015/14055, 25 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama