KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/9356 E., 2015/19760 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Eylül 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE;
2)Borçlunun temyiz itirazlarına gelince;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu şirketin yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, sair itirazları ile birlikte bononun, şirketi temsile yetkili kişiler tarafından imzalanmaması nedeniyle borçtan sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği görülmektedir.
Borçlunun başvurusu bu hali ile İİK.'nun 168/5 ve 169. maddelerine dayalı borca itiraz niteliğindedir. Bu durumda, itiraz hakkında İİK.'nun 169/a maddesinin uygulanması gerekmekte olup, anılan maddenin 6. fıkrasında; “Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere... tazminata mahkum edilir” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, icra takibinin, dayanak bononun lehtarı tarafından keşideci borçlu şirket hakkında yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, lehtar, bonodaki imzanın, borçlu şirket temsilcisine ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır. Senetteki imzanın, borçlu şirket yetkilisinin eli ürünü olduğunu kontrol etmeden, bonoyu imzalayanın, şirketin yetkili temsilcisi olduğunu araştırmadan ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan bonoyu alan alacaklı itirazı kabul edilen keşideci borçlu şirkete karşı başlattığı takipte ağır kusurlu kabul edilmelidir.
O halde, mahkemece, İİK.'nun 169/a-6. maddesi gereğince talebi bulunan borçlu şirket yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken, borçlunun bu konudaki isteminin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/9356, K. 2015/19760, 7 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama