KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/10495 E., 2016/15247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2-Alacaklı tarafından üç adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte, borçluların sair fesih nedenleri yanında, süresinde satış istenmemesi nedeniyle hacizlerin düşmüş olduğunu da ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece ihalenin feshine yönelik şikayetin reddine karar verildiği, iş bu kararın borçlular tarafından temyizi üzerine Dairemizce, borçluların İİK.nun 106-110. maddelerine dayalı ihalenin feshi istemlerinin esası incelenmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak bu kez süresinde satış istenmediği gerekçesiyle ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Haczin konulduğu tarih itibariyle uygulanması gereken İİK'nun 106. maddesi hükmüne göre; alacaklının, haczolunan mal taşınmaz ise hacizden itibaren iki yıl içinde satılmasını isteyebileceği, aynı Kanun'un 110. maddesinde ise; yasal süresi içinde malın satılması istenmez veya talep geri alınıp da bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haczin kalkacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, .... İcra Müdürlüğü'nün 2015/21575 E. sayılı dosyasında ihaleye konu taşınmazlara 08/11/2010 tarihinde haciz konulmasından sonra, alacaklı vekili tarafından haciz tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK'nun 106-110. maddeleri hükümlerinde belirlenen 2 yıllık satış isteme süresi içerisinde 05/09/2012 tarihinde satış talebinde bulunulduğu ve aynı gün satış avansının yatırıldığı, aynı gün, icra müdürlüğü tarafından "kıymet takdiri yapılmayan taşınmazların satış talebinin reddine” karar verildiği görülmektedir.
İcra müdürlüğünden hacizli malın satışının süresinde istenmesi yeterli olup, diğer satış şartlarının oluşup oluşmadığının irdelenmesi gerekmez. Bir başka anlatımla icra müdürlüğünün, kıymet takdirinin yapılmamış olması sebebiyle satış talebini reddetmesi, süresinde satış talebinde bulunulduğu gerçeğini değiştirmez. Bir başka anlatımla, alacaklı tarafından süresinde satış istenmiş sayılır.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle istemin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/10495, K. 2016/15247, 30 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama