KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/12838 E., 2016/16097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı ... AŞ. vekili tarafından, tüketici kredisi sözleşmesine dayalı olarak asıl borçlu ... ve kefil ... hakkında genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, borçlu kefil ...’un icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takibin tüketici kredisinden kaynaklandığını ve asıl borçlu hakkında yapılan takip semeresiz kalmadıkça kefil hakkında takip yapılamayacağını ileri sürerek takibin iptalini istediği, mahkemece şikayetçi borçlu ile beraber asıl borçlu hakkında da takip yapıldığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4.maddesinin 6.fıkrası " Tüketici işlemlerinde, tüketicinin edimlerine karşılık olarak alınan şahsi teminatlar, her ne isim altında olursa olsun adi kefalet sayılır. " düzenlemesini içermektedir.
TBK. nun 585.maddesi uyarınca ise adi kefalette alacaklı, borçluya başvurmadıkça, kefili takip edemez. Ancak, borçlu aleyhine yapılan takibin sonucunda kesin aciz belgesi alması, borçlu aleyhine Türkiye’de takibatın imkânsız hâle gelmesi veya önemli ölçüde güçleşmesi, borçlunun iflasına karar verilmesi ya da borçluya konkordato mehli verilmiş olması koşullarından birinin varlığı halinde doğrudan doğruya kefile başvurabilir:
Somut olayda, takip konusunun ihtiyaç kredisi olduğu ve şikayetçi borçlunun söz konusu kredi sözleşmesinin kefili olduğu, takibin asıl borçlu ile beraber şikayetçi kefil hakkında başlatıldığı görülmüştür.
Bu durumda alacaklı bankanın, kefil olan şikayetçi borçlu hakkında icra takibi yapabilmesi için, TBK. nun 585.maddesinde ön görülen koşullardan birinin bulunması zorunludur. Bu konudaki başvuru ise İİK'nun 16. maddesi kapsamında şikayet olup, anılan hüküm emredici nitelikte ve kamu düzeni ile ilgili olmakla borçlunun, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca süreye bağlı olmaksızın icra mahkemesine başvuru hakkı vardır.
O halde mahkemece TBK. nun 585.maddesinde ön görülen koşulların bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/12838, K. 2016/16097, 7 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama