KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/14920 E., 2017/6785 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında üç adet bonoya dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe karşı, borçlunun icra mahkmesine başvurarak imzaya itiraz ettiği, alacaklının itiraza konu imzanın borçlu şirket yetkilisi Hüseyin Kaçmaz'a ait olmadığını kabul ettiği, mahkemece, imzanın borçlu şirket yetkilisi Hüseyin Kaçmaz'a ait olmadığı hususu kabul edildiğinden bahisle imzaya itirazın kabulü ile alacaklı aleyhine % 20 oranında tazminata ve % 10 oranında para cezasına hükmedildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 170/3. maddesine göre; icra mahkemesi, 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İİK'nun 170/4. maddesinde ise; senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklının senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirimisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda imzaya itiraz kabul edilerek takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Ancak yukarıda özetlenen açık yasa hükmüne göre, mahkemece İİK'nun 68/a maddesi 4. fıkrasına göre yapılacak bir imza incelemesi neticesinde tarafların tazminatla sorumlu tutulacakları düzenlendiğinden ve mahkemece herhangi bir imza incelemesi yapılmaksızın, itiraza konu imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasının alacaklı tarafından kabul edildiği gerekçesi ile imzaya itirazın kabul edildiği görülmektedir.
O halde mahkemece, itirazın kabulüne karar verilmesi doğru olmakla beraber alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, açıklanan nedenlerle kararın bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/14920, K. 2017/6785, 27 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama