KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/18244 E., 2017/10396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
İİK.nun 68/1. maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir. İİK.'nun 68/1. maddesinde yer alan yetkili makamların düzenledikleri belgelerin takip dayanağı yapılıp, ilamsız takibe konulabilmesi için, kanunda bu belgelerin, İİK.nun 68. maddesinde sayılanlardan olduğuna ilişkin özel hüküm bulunması gerekir (İİK'nun 143/2, 105/1,251/1, gibi).
Somut olayda, alacaklının, üçüncü kişi ... Bankası A.Ş. ile asıl borçlu arasında yapılan kredi sözleşmesini, kefil sıfatı ile imzaladığı, bu sıfatla kredi borcunu banka ödeme dekontu ile ödediği miktarın, kredi sözleşmesinin asıl borçlusundan rücuen tahsili amacıyla genel haciz yolu ile takip yaptığı anlaşılmaktadır. Asıl alacaklısı banka olan kredi sözleşmesi ile banka ödeme dekontları, İİK.'nun 68. maddesinde yazılı mücerret borç ikrarını içeren belge niteliğinde değildir.
Öte yandan, kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olan alacaklının, kredi borcu nedeniyle ödemek zorunda kaldığı miktarın ne kadarı için sözleşmenin diğer müşterek ve müteselsil kefillerine ve asıl borçlusuna rücu edebileceği de yargılamayı gerektirdiğinden itirazın kaldırılması isteminin reddi yerine yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/18244, K. 2017/10396, 11 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama