KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/18678 E., 2017/10641 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, tanzim yerinin sonradan eklendiği dayanak senedin teminat senedi olduğu, teminata konu olayın yerine getirilip getirilmediğinin yargılamayı gerektirdiği kambiyo vasfında olmadığını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerekir (HGK’nun 14.03.2001 tarih, 2001/12-233 E., 2001/257 K. sayılı ve yine HGK’nun 20.06.2001 tarih, 2001/12-496 E. sayılı kararları).
Somut olayda, takip konusu senedin arka yüzünde, “Ev yapımı için verilmiştir. Dükkanı boşalttığım zaman ödenecektir.” ibarelerinin yazılarak keşideci tarafından imzalandığı ve bu hali ile takip yapan alacaklının senedi elinde bulundurduğu görülmektedir. Bu durumda, senet arkasında yer alan bu beyan ve kayıtlardan senedin teminat senedi olduğundan alacağın varlık ve miktarı ile tahsilinin gerekip gerekmediği yargılamayı gerektirmektedir.
O halde, mahkemece, senetten doğan alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği dikkate alınarak İİK'nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/18678, K. 2017/10641, 13 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama