KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/19587 E., 2017/11398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun imza itirazında bulunarak takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece imzaya itirazın kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 170/3. maddesinde; "İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur...." hükmüne, aynı maddenin son fıkrasında da "...İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum eder...." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, takibe konu bonolarda; imzalara itiraz eden borçlunun düzenleyen, takip alacaklısının ise senedi lehtar-ciranta Gülcan Genç'ten ciro yolu ile alan yetkili hamil ...olduğu, anılan bankanın, imzanın borçluya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmaması ve dolayısıyla senetleri takibe koymada ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğunun tespit edilememesi nedeniyle tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması,
yukarıda belirtilen madde hükmüne aykırı olduğu gibi, ayrıca İİK.nun 170/3.maddesi gereğince imzaya itirazın kabulü halinde takibin durdurulması yerine iptaline karar verilmesi de doğru olmadığından mahkeme kararının belirtilen nedenlerle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/19587, K. 2017/11398, 26 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama