KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/1993 E., 2016/7046 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi üçüncü kişi vekili, müvekkili ile diğer hissedarların maliki bulunduğu taşınmazın tapu kaydına, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin borçluya kazandıracağı hisse nispetinde haciz konduğunu, ancak borçlu şirketin kat karşılığı inşaat sözleşmesinden dolayı müvekkillerinde alacağının bulunmadığı gibi haczin dayanağı bu sözleşmenin hukuken sona erdiğini ileri sürerek haczin kaldırlması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulüne ve haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
4721 sayılı TMK'nun 705. maddesinde; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır" hükmü yer almaktadır.
Taşınmazın borçlunun mülkiyetinde olmadığı nedeni ile haczin kaldırılmasını istemek ve bu yönde şikayette bulunmak hakkı, taşınmaz maliki veya maliklerine aittir. Somut olayda, haczin kaldırılması istenen şikayet konusu ... İli, ... İlçesi, ....
Mahallesi, 495 Ada, 50 Parsel sayılı taşınmazın dosyada mevcut tapu kaydının incelenmesinde, taşınmazın 1/2 ..., 1/2 payının ise verasette iştirak halinde ve (1)'er pay itibarı ile ... mirasçıları ...,....,...,...,... ve ... adına kayıtlı olduğu görülmektedir. Buna göre, şikayetçi ...'nin tapu kaydında adı geçen maliklerden biri olmadığı açıktır.
Dosya arasında şikayetçinin taşınmazda hak sahibi olduğunu gösterir nitelikte (tapu kaydına göre taşınmaz maliklerinden herhangi birinin mirasçısı olduğunu tespit eden) bir veraset ilamı veya ayrıntılı nüfus aile kayıt tablosuna da rastlanmamıştır.
O halde, mahkemece; şikayetçinin henüz adına tescil edilmeyen taşınmazdaki haczin kaldırılmasını istemek konusunda şikayet hakkının doğmadığı, tescil yapılmadan şikayet hakkının kullanamayacağı da nazara alınarak, hacizli taşınmazda mülkiyet iddiasına dayanarak haczin kaldırılmasını isteyen şikayetçi üçüncü kişiden bu hususta delilleri sorularak, göstereceği belge ve kayıtlar getirtilmeli ve taşınmazda hak sahibi olup olmadığı belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/1993, K. 2016/7046, 10 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama