KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/21638 E., 2017/13364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı davacı borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda; bononun sağ alt tarafındaki ...
İnşaat ... kaşesi vurularak atılan imzaların kendisine ait olmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, imzaya itirazın davalının kabulü nedeniyle kabulüne, borçlu ... hakkında başlatılan takibin durdurulmasına, davalı hakkında icra inkar tazminatı ile para cezasına hükmedilmesine karar verildiği görülmüştür.İİK'nun 170/3. maddesi gereğince; icra mahkemesi, aynı Kanun'un 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir.
Aynı maddenin son fıkrasında ise.
"İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder....." hükmüne yer verilmiştir.Somut olayda, alacaklı vekilinin 18.04.2016 tarihli cevap dilekçesinde, takibe konu bonodaki imzanın, borçlu şirket adına hareket eden ... tarafından vekaleten atıldığını beyan ettiği, borçlu şirket temsilcisine ait olmadığını kabul ettiği görülmekle, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere,
imza incelemesi yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, alacaklı vekilinin senetteki imzaların borçlu şirket temsilcisine ait olmadığı yönündeki beyanı göz önünde bulundurularak, imza incelemesi yapılmaksızın imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiğine göre, alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmemesi gerekirken, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere sehven de olsa alacaklının tazminat ve para cezası ile mahkumiyetine karar verilmesi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/21638, K. 2017/13364, 31 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama