KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/21661 E., 2016/26328 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK'nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2- Şikayetçinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 134.maddesinin 2. fıkrasında; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere, yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin" isteyebileceği hususu düzenlendikten sonra, aynı fıkrada ayrıca "...talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, ... 10. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1190 Esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu .... ve ipotek borçlusu ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapılmıştır. İpoteğe esas kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yer alan şikayetçi ... Turizm...A.Ş.'nin ise takipte borçlu sıfatı bulunmadığı gibi, adı geçen şikayetçinin taşınmazdaki intifa hakkının da satış kararından önce 07.11.2012 tarihinde tapu kaydından terkin edildiğinin bildirildiği görülmekle, şikayetçi tapu sicilindeki ilgili veya ihaleye pey süren kişi de değildir. Şikayetçinin takibe konu ipoteğe esas kredi sözleşmesinde kefil olması kendisine ihalenin feshini talep hakkı vermez.
Bu durumda şikayetçi şirketin aktif husumet ehliyeti bulunmadığından işin esasına girilmeden mahkemece isteminin reddi gerekirken, işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden karar sonucu itibari ile doğrudur. Ancak işin esasına girilmeden istemin reddi halinde şikayetçiye %10 para cezası verilemeyeceğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/21661, K. 2016/26328, 28 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama