KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/2269 E., 2016/15755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklının beş adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlattığı icra takibinde, borçluların, senet üzerindeki lehtarın tüzel kişiliğinin bulunmadığı ve senedin kambiyo senedi niteliğinde olmadığını ileri sürerek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece, istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK'nun 776/1-e maddesi gereğince bonoda lehtarın ad ve soyadının yazılı olması zorunludur. Lehtar, gerçek veya tüzel kişi olarak bonoda gösterilmez ise dayanak belge, bono olarak kabul edilemeyeceğinden, TTK'nun 776/1-e maddesinde öngörülen koşulları taşımayan bu belgeye dayanılarak borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılması mümkün değildir.
Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, lehtarın ünvanının eksik olarak bonoda ifade edilmesi ve lehtarın hükmi şahsiyetinin bulunduğunun ciro şerhinden anlaşılması halinde, yukarıda açıklanan kuralın tamamlanmış olduğunun kabulü gerekir. Bu ilke, Hukuk Genel Kurulu'nun 14.03.2001 tarih ve 2001/11-199 Esas, 2011/244 sayılı kararında da vurgulanmıştır.
Somut olayda, takip dayanağı bonoların lehtar hanesinde “....” yazılı olduğu, takip alacaklısının ise "...." olarak gösterildiği görülmektedir.
Bu durumda; takibe konu edilen senetlerin lehtar hanesinde yazılı olan firmanın gerçek ya da tüzel kişiliği olmadığından, anılan bono kambiyo senedi vasfını taşımamaktadır.
O halde mahkemece, İİK'nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, takip talebi ve ekli vekaletnamede, alacaklı şirketin ünvanının tam olarak yazıldığı gerekçesiyle şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/2269, K. 2016/15755, 2 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama