KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/27558 E., 2017/5796 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, ihale bedelinin, en az muhammen bedel kadar olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Somut olayda, 7 nolu bağımsız bölümünün muhammen bedeli 90.000,00 TL olup, 98.010,00 TL'ye ihale edildiği, bir başka anlatımla anılan taşınmazın, muhammen bedelinin üzerinde satıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda zarar unsuru gerçekleşmediğinden şikayetçinin 7 nolu bağımsız bölüm yönünden ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece, anılan taşınmaz yönünden ihalenin feshi isteminin, zarar unsuru yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış, belirtilen nedenle sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Buna rağmen mahkemece, 7 nolu bağımsız bölüm yönünden de şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmolunması isabetsiz olup, mahkeme kararının belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/27558, K. 2017/5796, 17 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama