KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/27570 E., 2017/5869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçluların ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece 254 ada 17 parsel 31 nolu ve 2123 ada 1 parsel 18 nolu taşınmazlar yönünden şikayetin esastan reddine ve bu taşınmazlar yönünden para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, ihale konusu 2123 ada 1 parsel 18 nolu taşınmazın 210.000,00 TL bedel ile satışa çıkarıldığı ve 278.000,00 TL üzerinden ihale edildiği görülmektedir. Bu taşınmaz muhammen bedelinin üzerinde ihale edildiğinden zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, bu durumda şikayetçi, İİK.nun 134/8. maddesi kapsamında kendi menfaatinin muhtel olduğunu ispatlayamadığından, sözkonusu taşınmaz yönünden ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece, anılan taşınmaz yönünden ihalenin feshi talebinin belirtilen gerekçe ile reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış, belirtilen nedenle sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
İİK'nun 134/2. maddesinin son cümlesinde işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamayacağı öngörülmüş olup, yukarıda belirtildiği üzere anılan taşınmaz yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle işin esasına girilmeksizin istemin reddi gerektiğinden ve bu durumda para cezasına hükmedilemeyeceğinden, mahkemece para cezasına hükmolunması isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzelterek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/27570, K. 2017/5869, 17 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama