KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/27999 E., 2018/1329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vasisi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, kısıtlı borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçlu vasisi, icra mahkemesine yaptığı başvuruda; ödeme emrinin 22/03/2016 tarihinde kısıtlaya tebliğ edildiğini, borçlunun vasisi olarak kendisine tebliğ edilmediğini, kısıtlının borçlanma ehliyetinin olmadığını ve borçlanıldığına dair muvafakatının da bulunmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Dava ve takip ehliyeti, kişinin kendisi veya temsilcisi aracılığıyla bir davada veya takipte usul veya takip işlemlerini yapabilme ehliyetidir. Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olan bütün gerçek veya tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptir. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, bazı istisnai hallerde dava ve takip ehliyetine sahiptirler. Bu durumlar dışında, ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlıların dava ve takip ehliyeti yoktur. İstisnai haller dışındaki dava ve takiplerde, kanuni temsilcileri tarafından temsil olunurlar.
Somut olayda, takipte borçlu olarak gösterilen ...'ın, ...2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/118 E.-2015/540 K. sayılı kararı ile 24/06/2015 tarihinde vesayet altına alındığı ve kendisine kızı ...'ın vasi olarak tayin edildiği, dolayısıyla bu tarih itibariyle kısıtlanması nedeniyle takip ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Vesayet altına alınma kararından sonra başlatılan takipte, kısıtlıyı vasisi temsil edeceğinden kısıtlı adına vasisinin takip talebinde borçlu olarak gösterilmesi ve ödeme emri tebligatının vasiye tebliği zorunlu olup vasi yerine kısıtlıya çıkarılan ödeme emri tebliğ işlemi de yok hükmündedir. Kısıtlı borçlu hakkında doğrudan takip yapılamayacağı hususu kamu düzenine ilişkin olmakla, mahkemece de re'sen gözetilmesi gerekir.
O halde, mahkemece, takibin yukarıda açıklanan nedenlerle iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/27999, K. 2018/1329, 14 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama