KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/29248 E., 2018/2442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde borçlunun yasal süresi içerisinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takip dayanağı senedin boş olarak teminat amacıyla imzalanıp alacaklıya verildiğini, senedin sonradan doldurulduğunu, alacaklı ile aralarında bir iş ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek borca itirazla takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine dayanak yapılan senedin, teminat amacıyla verildiği, anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiaları, İİK'nun 169 ve 169a maddeleri uyarınca borca itiraz niteliğindedir. Takip dayanağı bononun düzenlenme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkündür.
Bu durumda, borçlunun, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
Somut olayda, borçlunun icra mahkemesine başvurusu borca itiraz niteliğinde olup, borçlu tarafından senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yazılı belge ile kanıtlanamamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece, borçlu tarafından imza inkarında bulunulmamış olmasına rağmen imza incelemesi yapılarak davanın reddine karar verilmesi isabetsiz ise de, sonuçta dava reddedildiğinden sonucu itibariyle doğru olan mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/29248, K. 2018/2442, 13 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama