KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/30485 E., 2018/3410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, borçlu aleyhine (1 adet) bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan icra takibinde, borçlunun, takip dayanağı olan senedi boş olarak imzaladığını, senedin, taraflar arasındaki domates ekim sözleşmesinin teminatı olduğunu ve en üst kısmında “sözleşme senedi” ibaresinin mevcut olduğunu ileri sürerek, takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; takibe dayanak senedin TTK.nun 688/2. maddesi ( 6102 sayılı TTK m.776 ) anlamında kayıtsız şartsız bir borç ikrarını içermediği, bu durumda alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği,
bu bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, İİK 170/1-a mad. uyarınca anılan takibin iptaline ve tazminat isteminin yasal dayanağı bulunmadığından reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Takip dayanağı senedin, teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da takip dayanağı senede açık atıf yapan İİK'nun 169/a-1. maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile ispatlanması gerekmektedir (HGK'nun 06.03.2013 tarih ve 2012/12-768 E., 2013/312 K. ve 20.06.2001 tarih ve 2001/12-496 sayılı kararları).
Somut olayda, her ne kadar takip dayanağı 01.11.2014 düzenlenme tarihli ve 91.700 TL bedelli senet üzerinde "sözleşme senedi" ibaresi yer almakta ise de, borçlu tarafından, takip dayanağı senede açık atıf yapan İİK'nun 169/a-1. maddesinde yazılı nitelikte bir belge sunulamamış olup, anılan bu ibarenin, tek başına senedi teminat bonosu haline getirmesi mümkün değildir.
O halde, mahkemece istemin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulüne ve takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/30485, K. 2018/3410, 19 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama