KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/459 E., 2016/12861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından 6 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun, icra mahkemesine başvurusunda, takibe konu 13.03.2015 ve 17.04.2015 vade tarihli bonolar dışındaki 4 adet senedin takip tarihi itibariyle henüz muaccel olmadığını ileri sürerek takibin iptali isteğinde bulunduğu, mahkemece, takip tarihinden sonraki vadeyi içeren 4 adet bonodaki alacağın muaccel olmadığı gerekçesiyle anılan senetler yönünden takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 168/1. maddesi uyarınca, "İcra memuru, senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir.'' Anılan yasal düzenlemede, icra müdürüne senedi, vade ve kambiyo vasfı hususunda inceleme yetkisi verilmiş olup, icra müdürü, bu iki unsurun varlığı halinde alacaklının takip talebini kabul ederek borçluya kambiyo senetlerine ait ödeme emri gönderir. Aksi durumda ise, senet, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine konulamayacağından, icra müdürü, alacaklının takip talebini reddederek borçluya bu özel yola ilişkin ödeme emri göndermez.
Borçlunun istemi, bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, vadesi gelmeyen senetler hakkında icra takibi yapılmasına ilişkin icra memur muamelesini şikayet niteliğindedir. Anılan şikayetin İİK'nun 168/1. ve 16/1. maddeleri uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılması gerekir.
Somut olayda, borçlu yasal süre içinde icra mahkemesine şikayette bulunmuş olup, mahkeme gerekçesinde de başvurunun şikayet olduğu kabul edilmesine rağmen alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmiştir. İcra İflas Kanunun'un 16. maddesinde tazminat ve para cezası öngörülmediğinden, mahkemece tazminat ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
UE
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/459, K. 2016/12861, 2 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama