KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/4905 E., 2016/22842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından (...) adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlu şirketlerin, sair itirazları ile birlikte dayanak çeklerdeki imzaların, şirketleri temsile yetkili kişilere ait olmadığını da ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece, imza itirazının kabulü ile alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 170/.... maddesinde, icra mahkemesince imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklının takip konusu alacağın %...'sinden aşağı olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulacağı ve alacağın %...'u oranında para cezasına mahkum edileceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan çeklerde, muteriz borçlular ... .... Şti. .... ciranta, ... .... Şti. .... ciranta olup, çekler, muteriz borçlu ... ....
Şti.'nin cirosu ile dava dışı .... kişiye, onun cirosu ile de icra takibini yapan alacaklıya intikal etmiş olup, son hamil olan alacaklının, arada başka ciro bulunması nedeniyle, ciranta borçlular ile arasında doğrudan bir ilişki bulunduğu somut şekilde belirlenemediğinden, alacaklının, borçluların imzasının sıhhatini bilecek durumda olduğunun kabulü mümkün değildir.
Borçlular tarafından, alacaklının, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu da ispatlanamadığına göre, mahkemece alacaklının tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/4905, K. 2016/22842, 3 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama