KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/702 E., 2016/14966 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından, ... adi ortaklığının keşide ettiği 28.03.2014 ve 18.04.2014 keşide tarihli çeklere dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, borçlu .... vekilinin, takibe konu çeklerdeki imzaların müvekkili şirket ile keşideci adi ortaklık yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek, takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, çekin ileri tarihli düzenlendiği hususunda değerlendirme yapılmayarak, ....
Noterliği'nin 18/03/2014 tarih ve 06711 yevmiye numaralı Adi Ortaklık Sözleşmesine göre, ortaklığı temsil ve ilzama, münferiden ...'in yetkili kılındığı, alınan bilirkişi raporunda " ..." adına atılı bulunan keşideci imzalarının, ... elinden çıkmadığının bildirildiği gerekçesi ile borçlu şirket yönünden imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Alacaklı vekili, çeklerin 18.12.2013 tarihli çek tahsilat bordrosu ile teslim edildiğini savunmuş, dosya arasında 1025 sıra numaralı 18.12.2013 tarihli, takibe konu çeklere atıf yapan tahsilat makbuzu bulunduğu görülmüştür.
Çekin asli unsurlarından olan keşide tarihi, gerçek keşide tarihinden sonraki bir tarih olarak da yazılabilir. Bu takdirde ibraz süresi uzatılmış sayılır (Fırat Öztan-Kıymetli Evrak Hukuku sh:1054). Çekin ileri tarihli olarak düzenlendiği, ancak çeke atıf yapan İİK.nun 169/a maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile kanıtlanması halinde kabul edilebilir.
Alacaklı takip dayanağı çekin ileri tarihli düzenlendiğini savunduğuna ve takibe konu çeklere ilişkin 18.12.2013 tarihli tahsilat makbuzu sunduğuna göre; mahkemece, tahsilat makbuzunun aslı istenerek, tahsilat makbuzundaki imzanın kime ait olduğu taraflara sorularak, alacaklı tarafından imzanın borçlu tarafa ait olduğunun iddia edilmesi ve borçlu tarafından da imzanın inkar edilmesi halinde, anılan imzanın borçluya ait olup olmadığının tespiti yönünden imza incelemesi yapılarak, çekin ileri tarihli düzenlenip düzenlenmediğinin belirlenmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/702, K. 2016/14966, 26 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama