KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/7137 E., 2016/25757 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, takipte taraf olmayan 3. kişi şirket vekilinin icra mahkemesine başvurusunda; borçlunun, şirket hisselerinin haczi kararının iptalini talep ettiği, mahkemece HMK’nun 320/son maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir.
Şikayet eden şirket vekilinin, borçlunun şirket hisselerine konulan haczin kaldırılmasına yönelik başvurusu, İİK'nun 16. maddesine göre yapılmış bir şikayet olup, HMK'nun 118. maddesi anlamında dava değildir.
İİK'nun 18/3. maddesi gereğince; şikayet üzerine icra mahkemesi kanunda aksine bir düzenleme yok ise duruşma açılmasına gerek olup olmadığını takdir eder. Duruşma açılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile yargılamaya devam ederek gereken kararı verir. Duruşma yapılmasına karar verilmişse, artık taraflara usulüne uygun olarak tebligat yapılmalıdır. Usulüne uygun tebligata rağmen taraflar gelmezlerse, mahkemece yokluklarında yargılamaya devam edilerek dosya kapsamına göre bir karar verilir. Bir başka anlatımla şikayetlerde, HMK'nun 150. ve 320. maddelerinin uygulama alanları bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, yargılamaya devam edilerek dosya kapsamına göre bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen kanun hükümleri gözetilmeksizin şikayetin iki defa müracaata bırakıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılması yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/7137, K. 2016/25757, 20 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama