KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2016/7717 E., 2016/10257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi haciz alacaklılarının ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetçilerin ihaleden haberdar olduklarından satış şartnamesinin tebliğ edilmediği gerekçesiyle ihalenin feshini isteyemeyecekleri belirtilerek şikayetin reddi ile şikayetçiler aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verildiği görülmüştür.
Menkul ihalesinde de uygulanan İİK'nun 134/2. maddesinde ihalenin feshini isteyebilecek ilgililer sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar satış isteyen alacaklı, borçlu ve pey sürmek sureti ile ihaleye iştirak edenlerdir. İhaleden önce, menkul hükmünde olan ve satışı yapılan menkuller hakkında, kendi takip dosyasından satış avansını yatırarak satış isteminde bulunmayan haciz alacaklısının, ihalenin feshi davası açmasına yasal imkan yoktur.
Somut olayda, şikayetçilerin takipte taraf olmadığı, ihalesi yapılan menkuller üzerinde haciz alacaklısı olsalar da, feshi istenilen ihale tarihinden önce, borçlu hakkında takip yapan şikayetçiler ...'nin alacaklı olduğu Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2015/2757 Esas sayılı takip dosyasından ve ...'in alacaklı olduğu Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2015/3038 Esas sayılı takip dosyasından alacaklıların satış talebinde bulunmadıkları, dolayısıyla ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olmadıkları görülmektedir.
Bu durumda şikayetçilerin aktif husumet ehliyeti bulunmadığından işin esasına girilmeden mahkemece istemin reddi gerekirken, işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden karar sonucu itibari ile doğrudur. Ancak işin esasına girilmeden istemin reddi halinde, şikayetçiler hakkında %10 para cezasına hükmedilemeyeceğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/7717, K. 2016/10257, 6 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama