KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2017/2522 E., 2017/10792 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
İİK'nun 134/2. maddesinde; "İhalenin feshini, ...icra mahkemesinden şikâyet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler..." hükmüne yer verilmiştir.
Bu madde hükmüne göre, ihalenin feshinin, ihale tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde istenmesi gerekir.
Somut olayda ihalenin feshi isteminde bulunun borçlu tarafın, ihalenin feshi istemleri arasında satış ilanı tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin şikâyetinin de bulunduğu; Ancak mahkemece bu istemin yerinde görülmediği nazara alındığında, satış ilanı tebliğ tarihi itibariyle ihale tarihinden haberdar olduğunun kabulü gerekmektedir. İhalenin 16.12.2015 tarihinde gerçekleştiği ve ihalenin feshi istemine yönelik şikâyetin ise 15.01.2016 tarihinde yapıldığının anlaşılması karşısında, istemin esasa girilmeksizin süreden reddi gerekirken, başvurunun esasının incelenerek reddi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden ret kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Ancak; İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca reddedilen şikâyetçi aleyhine para cezasına hükmedilebilmesi için şikâyetin esasa ilişkin nedenlerle reddi öngörülmüş olup, istemin esasa girilmeksizin süreden reddi halinde para cezasına hükmolunamayacağından, borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/2522, K. 2017/10792, 18 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama