KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2017/3744 E., 2018/5702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekili tarafından, çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonra takip dosyasının işlemsiz bırakıldığını ileri sürerek zamanaşımının oluştuğundan bahisle icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemenin 09/12/2014 tarih ve 2014/1279 E. - 1206 K. sayılı ilamının temyiz incelemesinde, Dairemiz 13.10.2015 tarih ve 2015/11946 E. - 24191 K. sayılı ilamında, “zamanaşımı itirazının İİK.nun 169/a maddesi kapsamında değerlendirilerek aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına hükmetmiştir.
Mahkeme, bozma ilamına uymasına rağmen 02/08/2016 tarihinde icra takip dosya borcu ödendiğinden bahisle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Her dava ve şikayet, davanın açıldığı (şikayetin yapıldığı) andaki şartlara göre değerlendirilir (Hukuk Genel Kurulu’nun 2011/12-177 E. - 2011/300 K. sayılı 11.05.2011 tarihli kararı). Dosya borcunun borçlu tarafından ödenmiş olması borçlunun itirazlarının incelemesine engel teşkil etmez.
O halde mahkemece, hükmüne uyulan Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda borçlunun zamanaşımı itirazının İİK.nun 169/a maddesi kapsamında değerlendirilerek aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/3744, K. 2018/5702, 4 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama