KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/13074 E., 2019/16829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte borçlu, dayanak ilamda hükmedilen alacaktan hangi oranda hangi miktarda sorumlu olduğuna dair hüküm kurulmadığını, sadece borçlu şirket ile dava dışı borçlu Haşim ...'dan alınmasına karar verildiğini, asıl alacaktan dolayı diğer borçlu ile eşit oranda sorumluluklarının bulunduğunu, ancak gönderilen icra emrinde alacaklardan 2/3 oranında sorumlu tutulduğunu, icra emrinin dayanak ilama uygun olmadığını belirterek, düzeltilmesi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince, şikayetin reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hukuk Genel Kurulunun 08/10/1997 tarih ve 1997/12-517 E. - 1997/776 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere "ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. O nedenle sınırlı yetkili icra mahkemesince ilamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez."
Somut olayda takip dayanağı ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2017 tarih 2010/391 Esas - 2017/717 Karar sayılı ilamın "b" nolu hüküm fıkrasında ''davacı tarafın alacak davasının kısmen kabulü ile 201.230,55 TL'nin dava tarihi olan 20/08/2010 tarihinden itibaren yıllık % 16 ve değişen oranlarda hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılar... Holding A.Ş. ve...' dan alınarak davacı tarafa verilmesine'' şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Bu halde, takip dayanağı ilamda müştereken ve müteselsilen tahsil hükmü bulunmadığından ve borçluların eşit olarak sorumlu olduklarının kabulü gerekeceğinden, borçlunun şikayetinin kabulü ile icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı şekilde şikayetin reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/13074, K. 2019/16829, 21 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama