KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/16183 E., 2019/7973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu vekilinin, ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince, ihalede bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilerek, borçlu aleyhine para cezasına hükmedildiği, aynı nedenler ile borçlu tarafından yapılan istinaf başvurusunun da bölge adliye mahkemesince HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
Borçluların temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 128/a-2. maddesinde; "Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez..." hükmüne yer verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu'nun 26/02/1992 tarih ve 1992/4-70 E. - 1992/130 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, İİK'nun 128. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin başlangıcı, sonradan kesinleşmesi koşulu ile kıymet takdirinin fiilen yapıldığı (keşif) tarihidir. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re'sen nazara alınmalıdır.
Somut olayda, ihaleye konu taşınmazların kıymet takdiri işleminin, icra müdürlüğünce 21/10/2015 tarihinde yapıldığı, satışın gerçekleştiği, ihale gününün ise 26/01/2018 tarihli olduğu ve bu tarih itibari ile İİK'nun 128/a-2. maddesinde öngörülen 2 yıllık sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, icra müdürlüğünce yapılan kıymet takdiri tarihi esas alınarak, feshi talep edilen ihale gününe kadar 2 yıllık sürenin geçmiş olması nedeni ile re'sen şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, ihalenin feshine ilişkin şikayetin reddine karar verilmesi ve bu karara yönelik istinaf başvurusunun da bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması, ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/16183, K. 2019/7973, 14 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama