KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/16190 E., 2019/4676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
26.9.2004 tarih ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanuna paralel olarak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yaparak istinaf ve temyiz ile ilgili hükümleri yeniden düzenleyen 18.3.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu'na eklenen geçici 7.maddeye göre, 5311 sayılı Kanun hükümleri Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.
Borçlunun ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece ihalenin feshi talebinin esastan reddi ile borçlu aleyhine ihale bedelinin %10 u oranında para cezasına hükmedildiği, borçlu tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankra Bölge Adliye Mahkemesi'nin 02.10.2018 tarihli 2018/2859 E.-1893 K. sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, ihale bedelinin, en az muhammen bedel kadar olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Somut olayda, şikayet konusu taşınmazlardan Konya İli Kadınhanı İlçesi 416 Ada 7 parsel nolu olanının muhammen bedelinin 12.400,00-TL, satış bedelinin ise 17.900,00 TL olduğu, ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğu görülmektedir. Bu durumda, şikayetçi açısında bu taşınmaz yönünden zarar unsuru da gerçekleşmediğinden, ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesince, ihalenin feshi istemini esastan reddeden ilk derece mahkemesi kararının, iş bu taşınmaz yönünden düzeltilerek, istemin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir ise de, sonuçta istinaf istemi reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak, İİK'nın 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Buna rağmen ilk derece mahkemesince, şikayetçi aleyhine 416 Ada 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden de ihale bedeli olan 17.900,00-TL nin %10’u olan 1.790,00-TL oranında para cezasına hükmolunması isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesince.
HMK’nın 353/1-b-2 ve 356. maddeleri gereğince, ilk derece mahkemesi kararının, iş bu taşınmaza ilişkin para cezası yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken, bu hususta karar verilmediği anlaşılmış olmakla, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/16190, K. 2019/4676, 19 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama