KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/7870 E., 2019/9167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu ..., haklarında başlatılan örnek 4-5 ilamlı icra takibinde; mal, hak ve alacaklarına haciz konulmasının kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğunu, konulan hacizlerin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece, 5393 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesinin (10/09/2014 gün ve 6552 sayılı kanunun 121. maddesi ile eklenen ve Anayasa Mahkemesinin 17/06/2015 tarih ve 2014/194-2015/55 sayılı, Resmi Gazetenin 26/06/2015 tarih ve 29398 sayısında yayınlanan bazı sözcüklerin iptaline ilişkin kararından sonraki) son fıkrasında.
"İcra dairesince haciz kararı alınmadan önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal gösterilmesi istenir.
On gün içinde yeterli mal beyan edilmemesi durumunda yapılacak haciz işlemi, alacak miktarını aşacak şekilde yapılamaz" hükmünün yer aldığı, bu durumda haczi kabil mallar için öncelikle uygulanması gereken bir madde olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf talebinin reddedildiği, kararın alacaklı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Borçlu belediyenin şikayetinde; 5393 sayılı Yasanın 15. maddesi, 2560 sayılı yasanın 27. maddesi ve İİK’nun 82. maddesi gereği banka hesaplarının haczedilemez olduğunu ileri sürdüğü görülmektedir.
Anayasa Mahkemesi'nin 17.06.2015 tarih ve 2014/194 E.-2015/55 K. sayılı, Resmi Gazete'nin 26.06.2015 tarih ve 29398 sayısında yayımlanan kararı ile; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesine, 10.09.2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanun'un 121. maddesiyle eklenen fıkranın birinci cümlesinin "..ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır" ibaresi ile ikinci cümlesinin "...veya kamu hizmetlerini aksatacak.." ibaresinin ve ayrıca 6552 sayılı Kanun'un 123. maddesiyle eklenen geçici 8. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı değerlendirildiğinde; Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı üzerine borçluya haczi kabil mallarını bildirmesi için süre verilmesi gerekmediği gibi, esasen bu durum da sonuca etkili değildir.
İlk derece mahkemesince haczedilmezlik şikayetinin esası incelenmiş ise de, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmakla, belediyenin banka hesapları üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/7870, K. 2019/9167, 27 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama