KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/13207 E., 2019/17889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda; (2) adet taşınır yönünden ihalenin feshi talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince, ihalelerin feshine karar verildiği, bu karara karşı...... plakalı taşınırın ihale alıcısı...... tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, davalının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine ve iki taşınırın toplam ihale bedeli üzerinden para cezasına hükmedildiği görülmektedir.
İhalenin feshi istemi, Medeni Usul Hukuku anlamında dava olmayıp İİK'nun 16. maddesi kapsamında "şikayet" niteliğindedir. Yargılama yaparken aynı Kanunun 18. maddesi hükümlerinin göz önüne alınması gerekir. Hasım yanlış gösterilse veya hiç gösterilmese bile dava reddedilmeyip doğru hasım davaya dahil edilip tebligat yapılmak suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekir.
Borçlu tarafından açılan ihalenin feshi isteminin yasal hasmı alacaklı ve ihale alıcısı olup ilk derece mahkemesince, alacaklıya duruşma günü tebliğ edilmeden dolayısıyla eksik hasımla yargılamaya devam edilerek hüküm kurulduğu, alacaklının kararı istinaf etmesine de imkan tanınmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, usulünce taraf teşkili sağlanmadan ve alacaklıya ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurma imkanı tanınmadan, bu haliyle istinaf başvurusunun konusu olmayan taşınırı da kapsayacak şekilde yeniden hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/13207, K. 2019/17889, 16 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama