KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2020/4171 E., 2020/11262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
1.016 kelime·5 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde borçlu vekili icra mahkemesine başvurarak; borcun kaynağının genel kredi sözleşmesi olduğunu, borçlulardan dava dışı... San.
A.Ş. tarafından davalı bankadan genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, kredi kullanımında maktu olarak hazırlanan bononun da müvekkilince imzalandığını, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan müvekkillerinin hiçbir borcunun olmadığını belirterek borca ve takibe itiraz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce; itirazın reddine karar verildiği, borçlu vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce de; alacaklı vekilinin cevap dilekçesinde, kredi borçlarının ödeme vasıtası olarak tahsilinde kredi borcundan mahsup edilmek üzere senetlerin müvekkiline teslim edildiğini belirttiğinden, teminat senedi olduğunun kabulü ile senetlerin, kredi çerçeve sözleşmesinin teminatı olarak alınması nedeniyle alacağın varlığı ve miktarı ile tahsilinin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle borçlu hakkındaki takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlu vekili tarafından, takip konusu senedin kredi borcunun teminatı olarak verildiğine ve senetten doğan alacağın şarta bağlandığına ilişkin senedin tüm unsurlarına atıf yapan yazılı bir belge sunulmamıştır. Dayanak belge, TTK’nun 776. maddesi uyarınca tüm unsurları içeren kambiyo senedi niteliğini haiz bonodur.
Alacaklı vekilinin müvekkili bankanın ödenmeyen kredi borcu nedeni ile alacaklı olduğu ve tahsilinde kredi borcundan mahsup edilmek üzere alınan bonoyu takibe koyduklarına dair beyanları senedin, kredi borcunun edası (ifası) amacı ile düzenlendiğine dolayısıyla ödeme aracı olarak verildiğine ilişkindir. Dosya arasında bulunan genel kredi sözleşmesi incelendiğinde, senedin bu sözleşme gereğince ve sözleşmenin tanzim edildiği sırada verildiğine dair bir açıklama da yoktur.
HGK'nun 14/03/2001 tarih, 2001/12-233 E. ve 20/06/2001 tarih ve 2001/12-496 esas sayılı kararlarında da benimsediği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Buna göre belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup açıkça atıf yapıldığının kabulü için, senedin vade ve tanzim tarihleriyle miktarının belirtilmesi gereklidir.
Bu durumda, alacağın tahsilinin yargılamayı gerektirdiği nedeni ile 169/a maddesi uyarınca borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verilemez.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi karararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yer verilen nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/4171, K. 2020/11262, 23 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama