KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2020/447 E., 2020/1115 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2020
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanıklar ... ve ...'un, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmalarına dair ... İcra Ceza Mahkemesinin 05/09/2019 tarihli ve 2019/124 esas, 2019/384 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/09/2019 tarihli ve 2019/272 değişik iş sayılı kararı aleyhine ... Bakanlığının 30/12/2019 gün ve 94660652-105-45-17425-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/01/2020 gün ve KYB.2020-1397 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, ... 1. İcra Dairesinin 2018/1747 sayılı dosyası üzerinden borçlu ... Ltd.
Şti'ne kambiyo senetlerine mahsus ödeme emrinin 20/04/2018 tarihinde usulü ile tebliğ edilmesini müteakip, şirket yetkilisi sanık ... ve bu sanığın eşi olan diğer sanık ...'un icra kefili sıfatlarıyla, alacaklı vekili ve icra müdürünün huzurunda ödeme emri tebliğinden sonra anılan borcu ödemeyi taaahüt etmeleri üzerine 11/01/2019 tarihli tutanağın tanzim edildiği anlaşılmakla, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay....
Ceza Dairesinin 09/06/2016 tarihli ve 2016/3298 esas, 2016/19382 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 583/1. maddesinde yer alan "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.
Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında; sanıkların borcun tamamını üstlenmelerine konu taahhütnamenin esasen icra kefalet tutanağı niteliğinde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede, sanıkların "Okudum anladım" ibareleri ve imzaları haricinde borcu üstlendiklerine ilişkin kefalet tutanağında kendi el yazıları ile yazılmış herhangi bir kaydın bulunmadığı anlaşıldığından,
geçerli bir taahhütnamenin varlığından söz edilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/447, K. 2020/1115, 11 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama