KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2020/5608 E., 2021/1685 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2021
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının (REDDİNE);
2- Alacaklının temyiz itirazlarına gelince;
Borçlunun icra mahkemesine başvurarak meskeniyet şikayetinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince, şikayetin reddi ile borçlunun haline münasip evin 110.000,00 TL olduğunun tespitine ve taşınmazın satışından elde edilecek bedelden 110.000,00 TL’nin borçlunun haline münasip bir ev alması için ayrılmasına geriye kalan bedelin alacaklıya ödenmesine karar verildiği, alacaklı ve borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin konut kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi, bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engeller ise de, haciz tarihi itibariyle ipotek konusu borcun ödenmiş olması halinde, meskeniyet şikayetinde bulunulabilir.
Somut olayda, takip dosyasında borçlunun şikayete konu taşınmazı üzerine 24.11.2017 tarihinde haciz uygulandığı, haciz tarihinden önce taşınmazın tapu kaydında 3. kişi... A.Ş. lehine her türlü kredi sözleşmesi, taahhütnamesi, v.s. uyarınca ve bankaya tevdi edilecek kefaletler uyarınca banka tarafından açılmış/açılacak her türlü krediden ötürü borçlunun bankaya karşı asaleten ve kefaleten doğmuş/doğacak tüm borçlarının teminatı olarak 12.06.2014 tarihli 1. derecede ipotek tesis edilmiş olduğu, ipotek alacaklısı....A.Ş.'nin 11.03.2020 tarihli cevabi yazısı ile ipotek borcunun devam ettiğinin bildirildiği görülmüştür
Her ne kadar ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince, ipoteğin konut kredisi nedeni ile kurulduğu ve zorunlu ipoteklerden olduğu değerlendirilmiş ise de; ipotek resmi senedi incelendiğinde ipoteğin yalnızca konut kredisine özgülenmediği dolayısıyla ipoteğin bu hali ile zorunlu ipoteklerden olmadığı ve bu hususun re'sen değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
O halde, şikayete konu taşınmaz üzerinde hacizden önce tesis edilen ve zorunlu olmayan ipotek mevcut olup, haciz tarihi itibarıyla da ipoteğe konu borcun ödenmediği anlaşılmakla, borçlu meskeniyet şikayetinden vazgeçmiş sayılacağından ilk derece mahkemesince şikayetin izah edilen nedenle reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/5608, K. 2021/1685, 17 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama