KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2021/4739 E., 2021/6209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2021
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile;
Borçlunun, 3, 585 ve 587 Parsel sayılı taşınmaz ihalelerinin, usulsüz yapıldığından bahisle feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesi’nce, şikayetin reddi ile birlikte para cezasına yer olmadığına karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce, istinaf dilekçesinde istinaf sebepleri belirtilmediğinden kamu düzeni ile sınırlı inceleme yapılarak, istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 134. maddesinin 2. fıkrasında; “…Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yasanın para cezasına ilişkin bu hükmü emredici nitelikte olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan re’sen uygulanmalıdır. Hukuk Genel Kurulu'nun 06.10.2004 tarih ve 2004/1-433 Esas sayılı kararında da benimsendiği üzere; kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma ilkesi nazara alınamaz.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesi’nce ihalenin feshini gerektiren bir neden olmadığı gerekçesi ile işin esasına girilerek istemin reddine karar verilmesine rağmen, şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi’nce de mahkeme kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmemesi isabetsiz olup, para cezası yönünden kararın resen bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/4739, K. 2021/6209, 9 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama