KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2021/7626 E., 2022/489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2022
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu şirket aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu şirketin;DSİ nezdindeki hakedişleri üzerindeki haczin devam ettiğine dair İİK’nun 100. maddeye yarar bilgilerin bildirildiği icra müdürlüğünün 02.01.2020 tarihli yazısının gerçeğe aykırı olduğunu, geçerli bir haczin olmadığını ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince; şikayetin reddine karar verildiği, borçlu şirket vekilinin istinaf yoluna başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince;
dava dışı 3.kişi DSİ tarafından kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz edilmekle ortada usulüne uygun konulmuş bir hacizden söz edilemeyeceğinden icra müdürlüğünün şikayete konu müzekkeresinin yerinde olmadığı gerekçesi ile borçlu şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulüne, 02.01.2020 tarihli icra müdürlüğü kararının iptaline karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 140. maddesi gereğince; “Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar.” Sıra cetvelini düzenleme yetkisi ilk haczi koyan icra dairesine aittir. İİK'nun 100. maddesi gereğince, borçluya ait paranın veya satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar birden fazla alacaklı tarafından haciz konulması halinde, anılan madde hükmü gereği icra müdürlüğünce derece kararı yapılması gerekir. Derece kararının yapılması için mutlaka satış sonucu para elde edilmesi zorunlu değildir.
Somut olayda. Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2014/6369 Esas sayılı icra takip dosyasından 30/12/2019 tarihinde bir kısım icra müdürlüğü dosyaları ile birlikte şikayete konu İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2016/34850 Esas sayılı icra takip dosyasına “Sıra Cetveli İşi” başlığı altında müzekkere yazılarak “...Borçlu ...'nin T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Barajlar ve Hes Dairesi Başkanlığındaki DSİ.
21. Bölge Müdürlüğü Kontrollüğünde ve ... yüklenimi altında Dalaman ...
Barajı ve Hes Tesisleri İnşaatı işinde hak edişi üzerine müdürlüğünüz dosyasından haciz konulduğu anlaşılmış olmakla müdürlük dosyasına 41.890.184,66 TL tutarında tahsilat gelmiş olmakla iş bu meblağ üzerindeki hacizlerin sıra cetveline esas olarak devam edip etmediğinin bildirilmesi, haciz devam ediyor ise ayrıntılı bir şekilde İİK'nun 100. maddesine yarar malumatların müdürlüğümüze gönderilmesi...” hususunun talep edildiği, Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 30/12/2019 tarih 2014/6369 Esas
sayılı müzekkeresine cevaben İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2016/34850 Esas sayılı icra takip dosyasından 02/01/2020 tarihinde şikayete konu müzekkere yazılarak borçlu ...’nin DSİ. nezdindeki hakedişleri üzerindeki mevcut haczin devam ettiği bildirilerek müdürlüğün istemiş olduğu İİK'nun 100. maddeye yarar bilgilerin bildirildiği görülmektedir.
Şikayet dilekçesinde belirtilen hususların, ileride sıra cetveli düzenlendiğinde, icra müdürlüğünün İİK 100. maddeye yarar bilgilerin bildirildiği 02/01/2020 tarihli cevabının gerçeğe uygun olmadığı ileri sürülerek açılacak sıra cetveline ilişkin şikayet veya itiraz davasında tartışılacak hususlar olduğu anlaşılmaktadır.
O halde; yukarıda izah edilen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesince şikayetin reddi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/7626, K. 2022/489, 18 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama