KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2021/8954 E., 2021/11204 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2021
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu Sormovskiy 118 Gemisi (IMO:7943287) donatanı Agropoli Cappital Inc.’ye izafeten İD Gemi Acenteliği Tic. Ltd. Şti. aleyhinde faturaya dayalı olarak başlatılan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibinde, asıl borçlu donatana izafeten Transbosphor Denizcilik Nak. ve Tic. Ltd. Şti.’nin icra mahkemesine başvurusunda, ödeme emrinin takip başlatıldığı tarihte donatan ile herhangi bir hukuki ilişkisi olmayan İD Gemi Acenteliği Tic.
Ltd. Şti.’ye tebliğ edildiği, geminin ana acentesinin alacaklı şirket olduğu, İD Gemi Acenteliği Tic. Ltd.
Şti.’nin alacaklının tali acentesi olduğu, bu nedenle ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği, takip türünün hatalı olduğu ileri sürülerek takibin iptalinin ve seferden men kararının kaldırılmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesince, takibin dayanağı faturalar acentelik ücretinden kaynaklanmakta olup TTK anlamında bir gemi alacağı olmayıp deniz alacağı olduğundan ve deniz alacağının sahibine kanuni rehin hakkı vermeyeceği sabit olmakla, alacaklının taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapma hakkı bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği,
alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK’nun 105. maddesinde; “(1) Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. (2) Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.” hükmü düzenlenmiştir.
Bu maddede, acentenin acentelik sözleşmesi kapsamında fiilen aracılık ettiği veya sözleşme akteddiği işler ile ilgili olarak müvekkiline karşı yükümlülüğü olan kanuni aktif ve pasif temsil yetkisinin bulunduğu belirtilmektedir.
Acentenin dava açması durumunda, mahkemelerce öncelikle acentenin temsil yetkisi kapsamında acentelik ilişkisinin varlığının ve uyuşmazlığın acentenin aracılıkta bulunduğu veya akdettiği ya da etkisiyle kurulan işlemlerden kaynaklandığının re’sen incelenmesi gerekmektedir. (Prof. Dr. Arslan Kaya, TTK Şerhi – Acentelik, İstanbul 2016, s. 61-62).
6100 sayılı HMK'nun 114/1-d maddesi uyarınca, aktif husumet ehliyeti bulunmayan şikayetçinin açtığı davada dava şartı gerçekleşmediğinden,bu hususun her aşamada kamu düzeni nedeniyle re'sen değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, takip dosyası incelendiğinde, alacaklının acentelik ücretine ilişkin faturaya dayalı olarak takip başlattığı, donatana izafeten şikayette bulunan Transbosphor Denizcilik Nak. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin takip dayanağı fatura konusu acentelik ücretine aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu nedenle TTK’nun 105/2. maddesi gereği şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/8954, K. 2021/11204, 8 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama