KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2021/9446 E., 2021/10659 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2021
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu şirketin, sair fesih nedenleri ile birlikte satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek 20/02/2020 tarihli taşınmaz ihalesinin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesi’nce, satış ilanı tebliğinin usulüne uygun olduğu belirtilerek şikayetin süreden reddine karar verildiği, kararın borçlu yanca istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun; "Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti" başlıklı 35. maddesinin 4. fıkrasına göre; "Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır." Tüzel kişilerin adreslerinin ara statü, sicil, tüzük ve kuruluş senedi gibi resmi kayıtlarda belirli olması sebebi ile meçhul olması söz konusu değildir.
Borçlu şirketin ticaret siciline bildirdiği adresine çıkartılan tebligat, adresin kapalı olması veya bu adresten taşınmış bulunması nedeni ile tebliğ edilemeden iade edilmiş ise, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, tebliği çıkaran merci, şirketin ticaret sicil adresine tebligat yapılmasını talep eder. Bu durumda tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
Somut olayda, borçlu şirketin "Atatürk Mahallesi 33. sokak Bina No:30 Kat: 1 No:1 Merkez/Şanlıurfa " adresine çıkarılan icra emri tebliğ evrakının "firma tanınmadığından" şerhi ile 10/09/2018 tarihinde tebligat yapılmaksızın iade edildiği, alacaklının talebi ile tebliğ yapılan adres ile ticaret sicili gazetesindeki adres aynı olduğundan icra emri kıymet takdir raporu ve en son olarak da satış ilanı tebligatının 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 35/4. maddesi gereğince tebliğ edildiği görülmektedir. Dosya içinde bulunan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 18/02/2020 tarihli yazısında; yapılan inceleme neticesinde 33. sokakta 1-3-4-6 nolu kapıların mevcut olduğu dış kapı no:30 kapı numarasının mevcut olmadığı belirtilmektedir.
Satış ilanı tebligat mazbatasının incelenmesinde; Gösterilen adreste no:30 olmadığından tebligat mazbatasının yapıştırılamadığı ve Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre işlem yapıldığı görülmüşse de, yapılan tebigatta tebliğ evrakının bir nüshasının binanın kapısına asılamadığı açıkça belirtildiğinden yapılan tebligat bu hali ile şeklen Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine aykırı ve dolayısıyla usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
O halde, İlk Derece Mahkemesi’nce, yukarıda açıklanan nedenlerle satış ilanı tebliği usulsüz olup borçlunun ihaleden daha önceden haberdar olduğuna dair bir bilgi de bulunmadığından, şikayetin sürede olduğunun kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce de başvurunun esastan reddine karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/9446, K. 2021/10659, 25 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama