KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/10916 E., 2023/3520 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/801 E., 2022/1386 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/457 E., 2021/656 K.
Karar Metni
700 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu dava dilekçesinde.
Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2021/8582 Esas sayılı dosyası ile davalı vekili tarafından aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, davalıya takibe konu senetlerden dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığını, senetlerde sahtecilik yapıldığını, sonradan sahte yazılar ile doldurulmak kaydı ile oluşturulduğunu, şirketin şimdiki yetkilisinin ... olduğunu, ancak şirket ilk kurulduğunda kardeşi ...'nin üzerine kayıtlı olduğunu, kardeşler arasında ihtilaf yaşanınca şirketin aldığı 2016 yılındaki bir inşaat işi nedeniyle tarafların protokol düzenleyip 20 adet keşide tarihi,
vade tarihi ve keşide yeri bulunmayan teminat senetlerini ...’nin imzalayıp kardeşine verdiğini, kardeşi ...’nin de bu senetlerden dört adedini ilerleyen süreçte davalıya ciro ettiğini, protokolde belirtilen işin de hiç yapılmadığından protokolde belirlenen yükümlülüğün yerine getirilmesi imkanının hukuken ve fiilen mümkün olmadığını, bu sebeple söz konusu senetlerin teminat senedi niteliğinde bulunduğunu, ... tarafından senetlerin kötüniyetle ciro edildiğini, senetlerin sahteliği nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/150737 Soruşturma sayılı dosyasının devam ettiğini belirterek,
Savcılık dosyasının bekletici mesele yapılmasını, takibin iptali ile tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı tarafından verilen cevap dilekçesinde; ciranta konumunda bulunduğunu, senetlerin teminat senedi olduğuna dair davacı tarafından delil sunulamadığını, imzaya itirazda bulunulmadığını, takip konusu senetlere mahsuben herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; davanın reddine, şartları oluşmadığından icra tazminatın talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarlayarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davacı borçlu tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde; takip konusu senet üzerinde teminat olgusuna ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını, bu konuda yazılı bir delil gösterilmediğini, alacaklı tarafından bu iddianın kabul edilmediğini, öte yandan senedin keşidecisi olan davacı borçlunun, takip dayanağı senette lehtar cirantaya karşı ileri sürebileceği şahsi def'ileri takip alacaklısına karşı ileri süremeyeceğini,
davacı borçlu tarafından takip alacaklısının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediğini, borçlu tarafından takip dayanağı senetlerdeki imzaya da itiraz edilmediğini, borçlu yanın ileri sürdüğü iddiaların İİK'nın 169/a maddesinde sayılan nitelikte yazılı belgelerle kanıtlanamadığını, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığını ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu istinaf dilekçesini tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk İcra İflas Kanunu 169. madde, Türk Ticaret Kanunu 678. madde, 778. madde.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/10916, K. 2023/3520, 18 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama