KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/10932 E., 2023/3409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/951 E., 2022/1020 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul/Kaldırma/Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/557 E., 2021/327 K.
Karar Metni
1.099 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki şikayet uyuşmazlıktan dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kısmen kabul kısmen reddi ile Ankara 6.İcra Müdürlüğünün 2018/5004 Esas sayılı dosyasında İcra Müdürlüğüne yapılan 17.07.2020 tarihli dosya kapak hesabındaki faiz miktarının 446.493,94 TL olarak düzeltilmesine, aşan kısmın iptaline, fazla yapılan ödemenin iadesine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlular ve şikayet edilen alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, alacaklının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kısmen kabulü ile dosya kapak hesabındaki faiz miktarının 446.493,94 TL olarak düzeltilmesine, fazla yapılan ödemenin iadesi talebinin reddine, şikayetçi borçluların istinaf başvurularının esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet edilen alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ
Borçlular icra mahkemesine başvuru dilekçelerinde; davalı alacaklının alacağını yabancı para birimi üzerinden takibe koyarak fiili ödeme günündeki döviz kuruna göre TL olarak tahsilini talep ettiğini ve yabancı para alacağına %8 oranında fahiş faiz istediğini, haciz baskısı altında 17.07.2020 tarihli dosya hesabına göre borcun ödendiğini, Devlet bankaları ve Merkez Bankasının takip tarihinde yabancı paraya uyguladığı faiz oranının %2-3 olduğunu belirterek, fahiş hesaplanan ve ödenen faiz miktarı yönünden takip talebinin düzeltilmesini, ödeme emrinin yeniden düzenlenmesini ve fazla ödenen faizin taraflarına iadesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; takip dosyasında haricen tahsil nedeniyle yapmış oldukları feragat sonucu 17.07.2020 tarihinde hacizler fek edilerek takip dosyasının kapatıldığını, icra dairesi vasıtasıyla tahsil sözkonusu olmadığından icra mahkemesinin görevli olmadığını, şikayetin süresinde olmadığını, işlemiş ve işleyecek faiz oranına itirazın borca itiraz niteliğinde olduğunu, beş gün içinde mahkemeye itiraz edilmesi gerektiğini, süresinde itiraz edilmediğinden takip sonrası faizin akdi faize dönüştüğünü,
takip dosyası infaz edildiğinden takip talebi ve ödeme emrinin düzeltilmesine dair taleple ilgili verilecek kararın infaz kabiliyetinin bulunmadığını, taraflar arasında belirlenen ve üzerinde ittifak edilen tutarın haricen ödenerek takibin sonlandığını, daha önce yapılan dosya hesabına itiraz edilmediğini, ödemeden sonra faize şikayetin dinlenemeyeceğini, tahsilatın İcra Müdürlüğünce yapılmaması nedeniyle fazla ödenen faizin iadesinin icra mahkemesinden istenemeyeceğini, istenen faiz oranının fahiş olmadığını ileri sürerek istemin reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile. Devlet bankalarından yabancı paralara uygulanan en yüksek mevduat faiz oranları getirtilerek bilirkişi raporu alındığı, hesap uzmanı bilirkişisi tarafından ibraz edilen, hükme ve denetime uygun bulunan 29.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda.
17.07.2020 hesap tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucunda itiraz edilmeyerek kesinleşen faiz oranı üzerinden dosya borcunun 4.830.669,03 TL olduğu, İcra Müdürlüğünce yapılan hesabın ise 5.287.935,71 TL olması sebebiyle 457.266,68 TL fazla talep bulunduğunun bildirildiği gerekçesi ile şikayetin kısmen kabulü ile kısmen reddine.
Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2018/5004 Esas sayılı dosyasında İcra Müdürlüğünce yapılan 17.07.2020 tarihli dosya kapak hesabındaki faiz miktarının 446.493,94 TL olarak düzeltilmesine, aşan kısmın iptaline, fazla yapılan ödemenin iadesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı ve şikayetçi borçlular istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlular istinaf başvurusunda; itiraza uğrayan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulamayacağını, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, savunma hakkının ihlal edildiğini, kambiyo takibinde borca itiraz mümkün olmadığından, takibe itiraz edilmediğinden faiz oranının akdi faiz kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kambiyo takibinde akdi faiz olmayıp değişen oranlı avans faizi uygulanması gerektiğini, akdi faiz kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Alacaklı istinaf başvurusunda; borcun haricen tahsili nedeni ile 17.07.2020 tarihinde tüm hacizler fek edilerek ve dosyada tahsil harcı ödenerek alacaklı yanın feragati sonucu takip dosyasının kapatıldığını, icra dairesi vasıtası ile yapılan bir tahsilat olmadığı gibi, davacı yanın (haksız ve mesnetsiz) açtığı davada, netice-i taleplerini karşılayabilecek ve verilecek olumlu veya olumsuz muhtemel bir kararın infazına imkan sağlayacak derdest bir icra takibinin de bulunmadığını, bu nedenle icra mahkemesinin görevli olmadığını, davanın sürede açılmadığını, takip talebinde istenen,
işlemiş ve işleyecek faiz oranına itirazın da borca itiraz niteliğinde olduğunu, tahsilat icra müdürlüğünce yapılmadığı için fazla hesaplanan faizin iadesi talebinin kabulünün mümkün olmadığını, borçlunun ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 5 günlük sürede icra mahkemesine hiç bir itirazda bulunmadığı, hatta tarafların karşılıklı arz ve kabulü ile borcun haricen tasfiye edildiğini, gerek taraflar arasındaki akdi faize itirazın sözkonusu olmaması ve gerekse takip tarihi itibari ile istenen faizin de fahiş olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; mahkemece alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime uygun olduğunu, şikayetçi borçlular vekilinin istinaf başvurusunun ve davalı alacaklı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiğini;
davalı alacaklı vekilinin diğer istinaf nedeni yönünden, İİK'nın 361. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için icra dairesince borçludan fazla para tahsil edilmiş olması ya da yanlışlıkla ödeme yapılmış olmasının gerektiğini, somut olayda borcun haricen tahsil edildiğini, icra dairesince yapılan bir tahsil işleminin bulunmadığını,
fazla ödemelerin iadesi talebinin ancak genel mahkemelerde açılacak istirdat davasına konu edilebileceği gerekçesiyle davalı alacaklının bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği belirtilerek alacaklının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kısmen kabulü ile dosya kapak hesabındaki faiz miktarının 446.493,94 TL olarak düzeltilmesine, fazla yapılan ödemenin iadesi talebinin reddine, şikayetçi borçluların istinaf başvurularının esastan reddine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde dosya hesabına dair şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 168, 169, 169/a,
İİK md. 361
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/10932, K. 2023/3409, 16 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama