KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/11165 E., 2023/3662 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçlunun süresi içinde imza itirazında bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, koşulları oluşmadığından tazminat ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiş ise de kamu düzeni nedeniyle mahkeme kararının kaldırılmasına ve borçlu aleyhine başlatılan takibin durdurulmasına, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, asıl alacağın % 10'u olan 13.000,00 TL para cezasının alacaklıdan alınarak Hazineye irat kaydına karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776/1-f maddesi uyarınca; senette düzenlenme yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanun'un 777/4. maddesinde ise; düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, ..., köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir. Ancak aval verenin adresi düzenleme yeri sayılamaz. Aval verenin adresinin senette yazılı olması bu eksikliği gidermez.
Öte yandan, keşide yeri unsuru bulunmayan dayanak belge bono olarak kabul edilemeyeceğinden, TTK'nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulu taşımayan bu belgeye dayanarak borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılması da mümkün değildir.
Somut olayda, takibin dayanağı olan senedin düzenleme yeri içermediği, düzenleyenin adının yanında yalnızca “...., Mah. ...., Cad. 2036 Sk. D:12” şeklinde ibareler yer aldığı ancak herhangi bir idari birimin bulunmadığı anlaşılmış olup aval verenin adresi de düzenleme yeri sayılamayacağından bu haliyle dayanak senet kambiyo senedi vasfında değildir.
Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararı ile benimsendiği üzere İİK'nın 170/a-2. maddesi gereğince bu husus icra mahkemesince re’sen nazara alınarak takibin iptaline karar verilmesi yerine, işin esası incelenerek takip dayanağı bonodaki imzanın borçluya ait olmadığı gerekçesiyle takibin durdurulması isabetsiz ise de, temyiz edenin sıfatına aleyhe bozma yasağı nedeni ile bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak iptal kararının yasal dayanağının İİK'nın 170/a maddesi olması gerektiğinden ve bu maddede para cezası öngörülmediğinden alacaklı aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/11165, K. 2023/3662, 24 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama