KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/12787 E., 2023/5497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.024 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki ödeme emri tebliğ usulsüzlüğü ile meskeniyet şikayeti ve takibin iptali uyuşmazlığı dolayısıyla yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine; alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; aile konutu niteliğindeki taşınmazına eşinin muvafakati alınmadan tesis edilen ipoteğin geçerli olmadığını, muteber bir ipotek olmadığından takibin iptali gerektiğini, ödeme emrine ilişkin tebliğin usulsüz olduğunu, takipten 02.07.2021 tarihinde haberdar olduğunu, taşınmazın haline münasip evi olup haczedilemeyeceğini ileri sürerek ödeme emri tebliğinin, ipoteğin ve takibin iptali talebi ile meskeniyet şikayetinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı, şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
Ödeme emri tebligat parçası üzerindeki şerhte muhatabın tevziat saatinden sonra adresine dönüp dönmeyeceğinin araştırılmadığı, muhatabı durumdan haberdar etmesi hususunun komşuya/yöneticiye bildirilmediği, ayrıca komşunun/yöneticinin imzasının alınmadığı, imzadan imtina ettiği hususunun da açıkça belirtilmediği, borçluya ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği, icra dosyası kapsamından borçlunun öğrenme tarihi olarak bildirdiği 02.07.2021 tarihinden önce ödeme emrinden haberdar olduğu anlaşılamadığı,
ipotek tesis edilirken eşinin muvafakatının alınmadığından geçerli bir ipotekten bahsedilemeyeceği iddialarının genel mahkemelerde yargılamayı gerektirdiği, meskeniyet iddiasına dayalı haczedilemezlik şikayetinin haciz yoluyla yapılan takipler hakkında uygulanacağı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibinde haciz safhası olmadığından, bir başka deyişle haciz bulunmadığından haczedilemezlik (meskeniyet) şikayetinde bulunma olanağının olmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; ödeme emrinin usulsüz tebliğine ilişkin şikayetin kabulü ile; ...
İcra Müdürlüğünün 2021/2918 Esas sayılı dosyasında davacı borçluya ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak bildirilen 02.07.2021 tarihi olarak düzeltilmesine, icra takibine konu taşınmazın aile konutu olduğu ve taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilirken eşinin muvafakatının alınmadığı iddiasıyla ipoteğin ve icra takibinin iptaline ilişkin istemin reddine, meskeniyet iddiasına dayalı haczedilemezlik şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri B.1. Alacaklı İstinaf Sebepleri Alacaklı, ödeme emrinin usule uygun tebliğ edildiğini bu yönden verilen kararın yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B.2. Borçlu İstinaf Sebepleri Borçlu, ipoteğin kaldırılması talebinin reddine dair karar ile meskeniyet şikayeti yönünden verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Şikayetçi borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ipotekli takiplerde haciz safhası bulunmadığından meskeniyet iddiasının ileri sürülemeyeceği, ipoteğin eşin rızası olmadığından bahisle geçersiz olduğu iddiasının dar yetkili icra mahkemesinde ileri sürülemeyeceği, mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği;
alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibinde borçluya gönderilen ödeme emrinin "muhatabın çarşıda olduğu komşu/yönetici... imzasız beyanından anlaşılmış olup 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre mahalle muhtarı Kahraman Karakaya'ya teslim edilip 2 nolu haber kağıdı kapısına yapıştırıldı.
Komşu...'ya haber verildi'' şerhi ile 01.04.2021 tarihinde tebliğ edildiği, tebligat şerhine göre muhatabın adreste bulunmama sebebinin yazıldığı, çarşıda olduğu belirtildiğinden tevziat saatlerinden sonra adresine döneceğinin anlaşılabildiği, ''imzasız beyanından'' denilmek suretiyle komşunun imza atmadığının da tespit edildiği, bu durumda borçluya çıkartılan ödeme emri tebligatının TK'nın 21/1. ve Yönetmeliğin 30. maddesi gereğince usulüne uygun olduğu gerekçesiyle alacaklının istinaf talebinin esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu, ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, meskeniyet şikayeti yönüyle verilen kararın dosya kapsamına uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takipte meskeniyet şikayeti ile ödeme emri tebligatının ve ipoteğin geçersizliğinden bahisle takibin iptali istemli şikayettir.
2. İlgili Hukuk İİK'nın 16, 82/12, 7201 sayılı Tebligat Kanunu 21. maddesi, Tebligat Yönetmeliği 30. maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.09.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Üye Dr. ...'in Karşı Oy Yazısı :
Dairemizin çoğunluk kararı ile onanmış olan Bölge Adliye Mahkemesi ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibinde borçluya gönderilen ödeme emrinin usulüne uygun olması nedeniyle ilk derece mahkeme kararını kaldırarak şikayetin reddine karar vermiştir.
Ödeme emrinin Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesine göre tebliğ edilmeye çalışıldığı, ödeme emri tebligat parçasında "muhatabın çarsıda olduğu komşu/yönetici Hakan Karakaya imzasız beyanından anlaşılmış olup 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre mahalle muhtarı Kahraman Karakaya'ya teslim edilip 2 No'lu haber kağıdı kapısına yapıştırıldığı komşu Hakan Karakaya'ya haber verildi" şerhinin düşüldüğü görülmektedir.
Tebligat memurunun Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesinin ikinci fıkrasına göre muhatabın adreste bulunmama sebebini beyan eden kapıcı, yönetici, komşu vs.nin beyanının tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
Somut olayda tebligat parçasında tebligat memurunun muhataba imzalatmak istediği halde muhatabın imzadan çekindiğine dair bir açıklama olmayıp "... imzasız" beyanı ifadesi ile yetinilmesi nedeniyle tebligat usulsüz olup ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilerek işin esasının incelenmesi görüşündeyim.
Emsal 12. HD'nin 2009/15601 E. 2009/24312 K. Ve 08.12.2009 tarihli kararında HGK'nın 25.01.2006 tarih 2005/2-772 E. 2006/17 sayılı HGK'nın 15.06.1994 tarih 1994/12-258 E. 1994/411 K. Sayılı kararlarında bu husus vurgulanmıştır.
Yukarıda belirttiğim nedenlerle Dairenin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.28.09.2023
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/12787, K. 2023/5497, 28 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama