KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/13190 E., 2023/5746 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2739 E., 2022/1948 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Kızıltepe İcra Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/229 E., 2022/258 K.
Karar Metni
812 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna yönelik şikayet üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; ödeme emrinin usulsüz olarak tebliğ edildiğini, tebligat yapılan kişi ile aynı konutta oturmadığını, takibi 05.04.2022 tarihinde öğrendiğini ileri sürerek tebliğ tarihinin 05.04.2022 tarihi olarak kabulü ile uygulanan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı, tebliğin şeklen usulüne uygun olduğunu, mahkemece yapılacak araştırma sonucunda aksi karar verilmesi halinde dahi taraflarına kusur atfedilemeyeceğinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilemeyeceğini, tebliğ evrakını alan kişi ile borçlunun aynı konutta oturup oturmadığı hususu ile şikayetçi borçlunun takipten daha evvel haberdar olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
İcra dosyasında muhatap ve tebligatı teslim alanın şahısların ikisinin de borçlu olarak yer aldığı, bu sebeple aralarında çıkar çatışması olduğu ve tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle borçlunun şikayetinin kabulü ile Kızıltepe İcra Dairesinin 2022/4181 Esas sayılı takip dosyasında davacı borçlu yönünden örnek 7 nolu 25.03.2022 tebliğ tarihli ödeme emrinin tebliğinin usulsüzlüğünün tespitine, tebliğ tarihinin borçlunun öğrenme tarihi olan 05.04.2022 tarihi olarak düzeltilmesine, haciz koyup kaldırma yetkisinin icra dairesinde olduğu anlaşılmakla, bu talebinin düzeltilen tebliğ tarihine göre icra dairesince yerine getirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri Alacaklı, tebliğ evrakını alan kişi ile borçlunun aynı konutta oturup oturmadığı hususu ile borçlunun tebliğden daha evvel haberdar olup olmadığı hususunun mahkemece tam ve detaylı araştırılmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Somut olayda, borçluya tebliğe çıkarılan ödeme emrinin “Muhatabın tebliğ anında adresinde bulunamaması ... olması sebebiyle muhatap yerine muhatap ile aynı konutta ikamet ettiğini beyan eden görünüşe göre 18 yaşını bitirmiş ve ehliyeti olan eşi/annesi/babası/yakını kardeşi ... imzasına ... tarihinde tebliğ edilmiştir.” şerhiyle 25.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği, tebliği alan ...’ın ise şikayete konu icra takibinin diğer borçlusu olduğu,
bu durumda davacı borçlu ... ile icra takibinin diğer borçlusu ... arasında menfaat çatışması bulunduğundan, anılan tebliğ işlemi hasma tebliğ yasağına ilişkin Tebligat Kanunu'nun 39. maddesi hükmüne aykırı olmakla usulsüz olduğu, bu nedenle alacaklı vekilinin mahkemece yeterli araştırma yapılmadığına yönelik istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği,
bununla birlikte, 7201 sayılı TK'nın 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılacağı, borçlunun takipten 05.04.2022 tarihinde haberdar olunduğunu belirttiği, 05.04.2022 tarihinde icra dosyasına borca itiraz dilekçesi verildiği ve 07.04.2022 tarihinde de dava açıldığı, borçlunun tebligatın usulsüzlüğünden haberdar olduğunu belirttiği 05.04.2022 tarihinden itibaren 7 günlük süre içerisinde icra mahkemesine şikayette bulunduğu,
borçlunun takipten haberdar olduğunu belirttiği 05.04.2022 tarihinden önce takipden haberdar olduğunu gösterir bir belgenin takip dosyasında bulunmadığı, bu nedenle davacı borçlunun bildirdiği öğrenme tarihinin esas olduğu, kaldı ki bu tarihin aksinin ancak yazılı belge ile ispatlanabileceği ve buna ilişkin bir belgenin de davalı tarafından dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı, istinaf dilekçesi içeriğini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna yönelik şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk Tebligat Kanunu'nun 39, 32, 16; Tebligat Yönetmeliği'nin 25; HMK'nın 355. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, dosya kapsamında mevcut tebliğ mazbatasının incelenmesinde; kendisine ödeme emri tebliğ edilen ...'ın "... Mahallesi, ... Küme Evleri No:4" de ikamet ettiği, şikayetçi borçlunun ise "... Mahallesi, ... Küme Evleri No: 6" ikamet ettiği, aynı çatı altında ikamet ettiği belirtilerek ödeme emri tebliğ edilen kişi ile şikayetçi borçlunun aynı çatı altında oturmadığının anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/13190, K. 2023/5746, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama