KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/3717 E., 2022/10652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkeme kararlarında hükmün nasıl oluşturulacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde detaylıca açıklanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesine göre “ hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur.”
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
Ayrıca, HMK. nın 298/2. maddesi uyarınca “gerekçe/hüküm çelişkisi“ yaratılmamalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı/alacaklı ... Beton....Ltd.Şti. ... Müt.....A.Ş. Lts Holding A.Ş. ......Ltd.Şti. ... ve ... aleyhine çeke dayalı Örnek 10 icra takibi yapılmış,
Davacılar ..., ....Ltd. Şti. Ve ... vekili tarafından bu takibe karşı imzaya itiraz talebi ile dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi tarafından “ Davacı tarafın imzaya itirazının KABULÜ ile “ denilerek, “...takibin DAVACI BORÇLU (?) yönünden durdurulmasına“ karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere HMK. nın 297/2. maddesine göre “hüküm açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde” olmalıdır.
Davada üç davacı olup, hükümde takibin hangi DAVACI BORÇLU yönünden durdurulmasına karar verildiği açık değildir.
Ayrıca hükmün 4 ve 5 numaralı bentlerinde davalıdan tahsil edilecek miktarların hangi davacıya verileceği de açıklanmadan “...davacıya verilmesine...” denilerek açık olmayan bir şekilde karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin hükmünün, bu açılardan HMK. nın 297/2. maddesinde
belirtildiği üzere açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak nitelikte olmayıp, infazda tereddüde yol açacağı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi kararının sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/3717, K. 2022/10652, 19 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama