İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 12. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/7716 K.2023/814

Taraflar arasındaki icra memur işlemini şikayet sebebiyle yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava dosyası ve birleşen dava dosyası yönünden şikayetin reddine karar verilmiştir.

Esas2022/7716Karar2023/814Tarih13 Şubat 2023Okuma8 dk · 1.561 kelime

KÜNYE

12. Hukuk Dairesi 2022/7716 E., 2023/814 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Şubat 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.561 kelime·8 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki icra memur işlemini şikayet sebebiyle yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava dosyası ve birleşen dava dosyası yönünden şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Şikayetçi alacaklı vekili talebinde; icra müdürlüğüne davalı kurum tarafından yapılan kısmi ödemelerin faiz ve masraflara mahsup edilerek dosya hesabı yapılması için talepte bulunulduğu, icra müdürlüğünce yapılan dosya kapak hesabının yanlış yapıldığı gerekçesiyle icra müdürlüğünün işleminin iptaline karar verilerek TBK'nın 100. maddesi gereğince bakiye alacağın tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Karşı taraf borçlu vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle mahkeme kararına dayanak alındığı, asıl dava ve birleşen davadaki dosya hesabına yapılan şikayetlerin reddine karar verildiği, şikayetçi taraf kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranını isteme hakkına sahipse de; takip talebinde yasal faiz talebinde bulunulduğu gerekçesiyle taleple bağlılık ilkesi gereği rapordaki hesaplamaların hükme elverişli olduğu kabul edilerek asıl talep dosyası ve birleşen talep dosyası yönünden şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi alacaklı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

İşlemiş faiz alacağı yönünden zamanaşımı süresi içerisinde yeni bir takip yapma hakkı olmakla birlikte, başlatılacak yeni takibin karşı taraf-borçlu yönünden yeni külfetler getireceğinin açık olduğu, varolan takip dosyasından işlemiş faiz hesabı yapılarak ödemenin sağlanmasının karşı taraf borçlu lehine bir uygulama olacağı, şikayet konusu takip dosyasında, takip sonrası dönem için yasal faiz talebinde bulunulmakla birlikte fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu,

takip dayanağı ilamdaki asıl alacağa ilamın kesinleşme tarihinden itibaren 6183 sayılı yasanın 51. Maddesine göre belirlenen faiz oranları üzerinden hesaplama yapılmasının talep edebileceği, TBK 100. madde dikkate alınarak borçlunun yaptığı ödemelere göre yapılan hesaplamada, icra müdürlüğünce hesap yapılan 07.08.2019 itibariyle dosya borcunun toplam 2.017.044,26 TL olması gerektiği ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra takibine konu ilam takip tarihinden önce kesinleşmekle alacaklının, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 46/son maddesi hükmüne göre bakiye faiz alacağını ancak yeni bir takiple isteyebileceği, ilamın takipten önce kesinleştiği ve takipte alacaklı yasal faiz istediğinden bu istemiyle şikayete konu takipte bağlı olduğu,

Anayasanın 46/son maddesine göre kamu alacaklarına en yüksek faiz oranı uygulanabilir ise de bunu ayrı bir takipte istemesi gerektiği, hükme esas alınan 31.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda takip öncesi ve sonrası için taleple bağlılık ilkesi gereği yasal faiz üzerinden hesaplama yapıldığı, hesaplamanın usul ve yasaya uygun bulunduğu, takibin dayanağının kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminata ilişkin olup el atma tarihinin de 04.11.1983 tarihinden önce olduğundan 2942 sayılı kanunun geçici 6/7. maddesi gereği hem vekalet ücretinin hem de tahsil harcının maktu olarak belirlenmesi gerektiğinden hesaplamanın bu esasa göre yapıldığı,

bilirkişi raporunun denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi alacaklı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

İstinaf dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmüştür ve başlatılacak yeni takibin karşı taraf borçlu yönünden yeni külfetler getirecek olup var olan takip dosyasından işlemiş faiz hesabı yapılarak ödemenin sağlanmasının borçlu taraf lehine olacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hükme elverişli ve denetlenebilir olmadığı ileri sürülmüştür.

C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat ilamına dayanılarak başlatılan ilamlı icra takibinde icra müdürlüğünün bakiye borç muhtırasına yönelik şikayet istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ...

2. 6098 sayılı TBK md.100, md.131/2. fıkra,

3. 6183 sayılı AATUHK md.51.,

4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası md.35, md. 46/son fıkrası.,

5. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu geçici 6. maddenin 7. fıkrası,

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi alacaklı şirket vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Üye Dr....'in Karşı Oy Yazısı

Şikayetçi alacaklı şirketin, borçlu belediye aleyhine 7.7.2014 tarihinde, 2.6.2014 tarihinde kesinleşmiş kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ilamına dayalı olarak ilamlı icra takibi başlattığı, alacaklının bakiye dosya alacağının yanlış hesaplandığını, yapılan hesaplamada TBK'nın 100. maddesi dikkate alınmasını, ayrıca Anayasanın 46/son maddesinde düzenlenmiş olan kamu alacakları için en yüksek faiz oranının kamulaştırma bedelinin arttırma işlemlerinde olduğu gibi kamulaştırmasız el atma işlemleri için de uygulanması gerektiğini İcra Müdürlüğünce hesap yapılan dosya borcunun 7.8.2019 itibariyle 1.965.473,65 TL asıl alacak,

51.570,61 TL işlenmiş faiz olmak üzere toplam 2.017.044 TL olması gerektiğini belirterek icra kararının kaldırılmasını, talepleri gibi karar verilmesini ayrı ayrı verdiği şikayet dilekçelerinde talep etmiştir.

İcra Mahkemesi yaptırdığı bilirkişi raporuna göre dosya hesabının isabetli olması nedeni ile şikayetin reddine karar vermiştir. Alacaklının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Yargıtay 12 Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre kamulaştırma bedelinin arttırılması ilamlarında olduğu gibi kamulaştırmasız el atma ilamlarında ...

35.maddesi ile koruma altına alınan mülkiyet korunması ilkeleri dikkate alınarak ilamın kesinleştiği tarihe kadar geçen dönem için yasal faiz, ilam kesinleşme tarihinden sonra geçen dönem için ise 17.10.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4709 sayılı kanunla değişik Anayasa'nın 46/son maddesi hükmü uyarınca, kamu alacakları için ön görülen en yüksek faiz oranının uygulanması gerekir.

Yasal faiz alacağına mahkeme ilamında hükmedildiğinden 6098 sayılı TBK'nın 131 (818 sayılı BK'nın 113/2) maddesi uyarınca (halin icabından anlaşılan durum gereği) bu alacaktan açıkça feragat edilmediği sürece hukuki varlığını koruyacağından alacaklı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmasa bile ilamdan doğan alacağını zaman aşımı süresinin sonuna kadar isteyebilir. Bu ilke Bölge Adliye kararı gerekçesinde de benimsenmiştir.

Ancak Bölge Adliye mahkemesi kararı gerekçesinde; takibe konu ilam takip tarihinden sonra kesinleşmiş ise kesinleşme tarihinden sonra ... 46/son maddesine göre faiz isteyebileceği için bakiye faiz alacağının aynı icra dosyası üzerinden istenebileceğini, şayet ilam takip tarihinden önce kesinleşmiş ise takip talebinde eksik istediği ve istemi sınırlandırdığı için bakiye faiz alacağının o dosyada değil açılacak yeni bir icra takibi ile istenebileceği görüşünü benimsemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi bu görüş doğrultusunda somut olayda takibe konu ilamın 02.06.2014 tarihinde kesinleştiği, ilamın kesinleştikten sonra 07.07.2014 tarihinde icra takibine konduğunu takip talebinde alacaklının "%9 yasal faiz" oranını talep ettiğini, bu istemiyle (talepli bağlılık kuralı gereğince) şikayete konu takipte bağlı olduğunu, bu nedenle takip öncesi ve sonrası için yasal faiz üzerinden hesap yapan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir.

Bu görüş takip talebine kadar olan yasal faize göre hesaplanan işlemiş faiz yönünden geçerlidir. Alacaklı işlemiş faiz miktarını o takipte belirlediği için ... 46/son maddesi uyarınca isteyebileceği fark işlemiş faizi ayrı bir talepte isteyebilir. (Emsal 12HD. 06.12.2009 tarih 20253/24125 K. sayılı kararı)

Ancak talepten sonra işlenecek faiz yönünden aynı şeyi söylemek mümkün değildir.

Somut olayda takibe konu asıl alacağa takip tarihinden sonrası için %9 yasal faiz oranının yürütülmesini istemiş olup TBK'nın 131. Maddesi uyarınca (halin icabından anlaşılan durum gereği) bu alacaktan feragat edilmediği sürece hukukun varlığını koruyacağı için takip tarihi itibariyle takibe konu ilamın kesinleşmesi nedeni ile zaman aşımı süresi içinde ve icra dosyası infaz edilene kadar o dosyadan ...

46/son maddesi uyarınca belirlenecek yasal faize göre bakiye borç hesabı yapılmasını talep edebilir. Bunun için ayrı bir takip yapılması hukuken mümkün olmadığı gibi gerekte yoktur. Dosya borcunun hesabında icra ücreti vekalet, harçlar takip masrafları takip dosyası üzerinden hesaplanması borçlunun menfaatinedir. Alacaklıda işleyecek faiz miktarının ...

46/son fıkrası uyarınca yeniden hesaplanmasını dosyanın infazı öncesi o dosyadan isteyerek alacağına kavuşması, icra takiplerinin hızlı, az masrafla yapılması ilkeleri ile de uyumlu olup, alacaklının takip sonrası fark faiz için ayrı bir takip yapmasında hukuki yararı da yoktur.

Öte yandan takip talebinde takip sonrası için %9 yasal faiz talep etmiştir. Takibe konu ilamda da yasal faize hükmedilmiştir. ... 46/son maddesi hükmü uyarınca kamu alacakları için ön görülen en yüksek faiz de yasal bir faiz olup alacaklı bu faiz oranını göre hesaptan açıkça feragat etmediği sürece o takipte dosya infaz edilene kadar dosya borcunu ... 46/son hükmü dikkate alınarak hesaplanmasını talep edebilir. İlamda yasal faize hükmedilmesi ve takip talebinde de takip sonrası için yasal faiz oranları üzerinden işleyecek faiz talep etmesi göz önüne alındığında alacaklının talebini sınırlandırdığından da söz edilemez.

Takibe konu ilamın kesinleşme tarihinin takip tarihinden önce veya sonra olmasına göre ayrım yapılarak sonuca gidilmesinin de yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı takibe konu ilam takip tarihinden önce kesinleşmesi nedeni ile takip tarihi sonrası için ... 46/son maddesi doğrultusunda faiz hesabı yapılacak bakiye dosya borcunun bulunması gerekirken, bilirkişinin yasal faiz oranı üzerinden yaptığı hesaba itibar edilmesi, bakiye faiz alacağı için yeni bir takip yapılması gerektiğinden söz edilmesi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkeme kararının kaldırılarak İcra Mahkemesi kararının bozulması görüşünde olduğumdan, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararının onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum.13.02.2023

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/7716, K. 2023/814, 13 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. VI. Karar

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7716
Karar No
2023/814
Tarih
13 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/7717 K.2023/3153
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/7718 K.2023/630
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/7718 K.2023/3154
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/7719 K.2023/993
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/7720 K.2023/3155
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/7721 K.2023/3156

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.