KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/9037 E., 2023/2721 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul ... 25. İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğine yönelik şikayet sebebiyle yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kabulü ile icra dosyasında başlatılan takipte şikayetçi borçluya gönderilen ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunun tespiti ile tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 20.02.2020 tarihi olarak kabulüne, icra takip dosyasında konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararın karşı taraf alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı karşı taraf alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili isteminde; şikayete konu takipte ödeme emrinin, komşuya veya herhangi bir ilgiliye sorulmaksızın usulsüz olarak tebliğ edildiğini, dosya alacaklısının, takip öncesi şikayetçinin tebliğe elverişli "İcadiye Mahallesi Caddesi, .....,Sokak, 1-A Blok, Kat:4 ....,/İstanbul" ofis adresine iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla bildirimde bulunduğunu ve bu bildirime şikayetçinin vermiş olduğu antetli cevabi yazıda da tebliğe elverişli ofis adresinin dosya alacaklısına bildirildiğini, bu hususun icra takibine dosya alacaklısı tarafından eklenen evraklardan açıkça görüldüğünü,
alacaklı şirketin eski vekili olması münasebetiyle gerek azilname gerekse sair tüm bildirimlerin şikayetçinin ofis adresine yapıldığını, alacaklının, şikayetçinin e-tebliğ adresini de bildiğini, taraflarınca 20.02.2020 tarihinde icra takibinden haberdar olunduğunu beyan ederek ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine, hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Karşı taraf alacaklı cevap dilekçesinde; ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini ileri sürerek şikayetin reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi borçlunun e-tebliğ adresinin mevcut olduğu ve yine Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi ve 21/1. maddesi gereği usulüne uygun tebliğin de mevcut olmadığı gerekçeleriyle usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 20.02.2020 olarak kabulüne, hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde karşı taraf alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlunun bilinen adresine üç kez ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı, 23.12.2019 ve 17.01.2020 tarihli mazbatalardan da sabit olduğu üzere borçlu şahsın komşusu...den borçlunun taşındığı bilgisi alınarak, tebligatların iade olunduğunun mazbataya işlendiği, son olarak aynı adrese gönderilen mernis şerhli tebligatın ise 04.02.2020 tarihinde usul ve yasaya uygun olarak tebliğ edildiği, tebliğ olunan adresin muhatabın mernis adresi olduğu ve bu hususun tebligat zarfına şerh edildiği, tebliğin usulüne uygun olduğu ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı tarafından borçlu aleyhine cari hesap ilişkisine dayalı olarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebi ekinde şikayetçi borçluya gönderilen ihtarnamenin "....
Mah., .....,Cad., ....., Sok., A Blok, K:4, ...../İstanbul" adresine tebliğ edildiği, şikayetçi borçlunun takip talebine ekli ihtarnameye cevap yazısındaki adresinin de aynı olduğu, dolayısıyla şikayetçinin, alacaklı tarafından bilinen adresinin ihtarnamenin tebliğ edildiği adres olduğu görülmekle bilinen adresi olan bu adrese 7201 sayılı TK'nın 10. maddesine göre ödeme emri gönderilmeden,
takip talebinde bildirilmeyen başka bir adrese ödeme emri gönderilmesinin TK'nın 10. maddesi ve 21/1. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu ve şikayetçi taraf iddiasında haklı bulunduğundan ve isteme konu işlemin yapılmasında kusuru bulunmadığından, karşı taraf alacaklı vekilinin, alacaklının yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı yönündeki istinaf isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde karşı taraf alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf başvuru dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrinin usulsüz tebliğine yönelik şikayeti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu md.10, md. 21/1, md. 21/2,
3. HMK md. 323/ğ, md. 326/1
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup karşı taraf alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun'un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/9037, K. 2023/2721, 24 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama