KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/1149 E., 2023/7944 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma
... ... ...
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar/borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Borçluların 2021/157 Esas 2022/27 Karar sayılı asıl dosya yönünden temyiz isteminin incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Borçluların 2020/590 Esas 2021/290 Karar sayılı birleşen dosya yönünden temyiz isteminin incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçluların icra mahkemesine başvurularında, örnek 4-5 ilamlı takipte talep edilen faiz oranları ve miktarının, faiz başlangıç tarihlerinin ilama aykırı olduğunu beyanla takibin iptaline karar verilmesini talep ettikleri, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda icra emrinin düzeltilmesine karar verildiği, borçlular tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, hükmün borçlular tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nun 30. maddesinde “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” şeklinde usul ekonomisi ilkesi hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, birleşen dava konusu takibe dayanak Kırklareli 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 12/11/2020 tarih 2019/11 Esas, 2020/494 Karar sayılı ilamının Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 31.3.2021 tarihli 2021/445 E.-3413 K. sayılı ilamı ile “... Bu nedenle mahkemece yapılacak iş, uzman bilirkişilerden yeni bir heyet oluşturulup dosya bu heyete tevdi edilerek dosya arasında bulunan raporlar arasındaki çelişki de giderilecek şekilde ancak davalıların usulü müktesep hakkını da ihlal etmeyecek şekilde, TBK 408. maddesi hükmünde gösterilen kesinti yönteminin uygulanması ve hakim tarafından, belirlenen kâr üzerinden davacı kiracının
bu yeri dava konusu dönemde işletmemesi nedeniyle uğrayabileceği risklerden uzak kalması nedeniyle hakkaniyete uygun bir indirim yapılmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı olup, belirtilen nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir....” gerekçesi ile bozulduğu, bozma kararına karşı taraf vekillerinin karar düzeltme talebinin de Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.12.2021 tarihinde reddedildiği görülmüştür. Bu durumda, dayanak ilam bozulmakla, hüküm ortadan kalktığından bozma ile ortadan kalkan ilama ilişkin hesaplama yapılması usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.
O halde, birleşen davada şikayetin konusunu teşkil eden dayanak ilam şikayet tarihinden sonra bozularak ortadan kalktığına göre; İlk Derece Mahkemesince, şikayetin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek 6100 sayılı HMK'nun 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri takdir edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi isabetsiz olup,Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
...
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/1149, K. 2023/7944, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama