KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/2366 E., 2024/831 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2024
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava 3. kişinin açtığı istihkak davası olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar gerekçesinde de kabul edildiği üzere niteliği itibarı ile istihkak iddia edilen mahcuzun değeri üzerinden nispi harca tabidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı dava açarken davaya konu mahcuzların değerini belirtmemiş, dava maktu harç ile açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince davacıya mahcuzların değeri açıklatılmadığı gibi re'sende değer belirlenmemiş, dava, nispi harç tamamlatılma yoluna gidilmeden esastan neticelendirilmiştir.
İstinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince;
"...İstihkak davaları basit yargılama usulüne tabi olup, dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ünün dava açılırken peşin olarak alınması gerekir. Dava dilekçesinde hacizli malın değeri belirtilmemiş ise, öncelikle bu konuda dava dilekçesi açıklatılmalı, takip dosyasında hacizli malın değeri tespit edilmemiş ise, Mahkemece re'sen belirlenmeli, bundan sonra hacizli malın değeri ile takip konusu asıl alacak miktarından hangisi az ise, dava değeri ona göre tespit edilmeli, harcın eksik alındığı anlaşılırsa, Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca gerekli yasal prosedür işletilmelidir.
Dava dilekçesinde harca esas değer belirtilmemiş ve maktu harç yatırılmış olup, mahkemece yargılama aşamasında harcın tamamlatılmaması doğru olmamış ise de, davanın süre aşımından reddine karar verildiğinden, anılan eksiklik sonuca etkili görülmemiştir." gerekçesine de yer verilerek davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Yargı harçları 492 sayılı Harlar Kanunun da düzenlenmiştir.
492 sayılı Kanunun "Noksan tesbit edilen değer üzerinden harcın ödenmesi " başlıklı 30. maddesi "Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu ( HMK md.150 ) maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.
" hükmünü içermektedir.
Harç noksan yatırılmış ise Harçlar Kanunu'nun 30. maddesinde belirtilen usul ile tamamlatılır. Harç tamamlanmaz ise yaptırımı da yine aynı maddede düzenlenmiştir.
HARCI YATIRILMAYAN/TAMAMLANMAYAN DAVAYA DEVAM OLUNAMAZ. Başka bir deyişle devam edilemeyen davada dava şartları vs hususlar incelenemeyeceği gibi esasa ilişkin kararda verilemez.
Bölge Adliye Mahkemesinin "...harcın tamamlatılmaması doğru olmamış ise de, davanın süre aşımından reddine karar verildiğinden, anılan eksiklik sonuca etkili görülmemiştir." şeklindeki gerekçesi Harçlar Kanunu' nun 30. maddesindeki emredici düzenlemeye açıkça aykırıdır.
Sonuç olarak İlk Derece Mahkemesince öncelikle dava değerine yönelik olarak dava dilekçesi açıklatılmalı, takip dosyasında hacizli malın değeri tespit edilmemiş ise, Mahkemece re'sen belirlenmeli, bundan sonra hacizli malın değeri ile takip konusu asıl alacak miktarından hangisi az ise, dava değeri ona göre tespit edilmeli, harcın eksik alındığı anlaşılırsa, Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca gerekli yasal prosedür işletilmesi gerekirken Harçlar Kanununun 30. maddesine aykırı şekilde noksan harç ile açılan davaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi ve bu hususun Bölge Adliye Mahkemesince yerinde olmayan gerekçe ile göz ardı edilerek istinaf talebinin esastan değerlendirilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/2366, K. 2024/831, 25 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama