KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/4572 E., 2024/1879 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, takibin kesinleşmesinden sonra borçlunun takibin işlemsiz bırakılması nedeniyle zamanaşımının oluştuğunu iddia ederek icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince, istemin kabul edilerek icranın geri bırakılmasına ve hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
6102 Sayılı TTK'nun 776/f. maddesinde, bononun düzenleme yeri unsurunu ihtiva etmesi gerektiği belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 777/1. maddesinde, 776. maddede gösterilen unsurları ihtiva etmeyen bononun kambiyo vasfında olmayacağı, aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise, açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yerin, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılacağı öngörülmüştür.
Dayanak belgenin, anılan niteliği haiz olmaması halinde de seçilen takip yoluna bakılmaksızın bu kez TBK’nun 146. maddesindeki on yıllık zamanaşımı uygulanacaktır.
Somut olayda, takibin dayanağı olan 28.12.2014 tanzim tarihli senette düzenleme yerinin (tanzim yeri) yazılı olmadığı, her ne kadar keşideci şirketin kaşesinde “V.D.: Gümüşhacıköy” ibaresinde idari birim adı geçse de bu ibarenin Gümüşhacıköy Vergi Dairesi'ni ifade etmek için yazıldığı anlaşılmakla, takip dayanağı senette keşide yeri unsuru bulunmadığından anılan belge kambiyo senedi vasfı taşımamaktadır.
Kambiyo senedi niteliği bulunmayan bu senet ile başlatılıp kesinleşen takipte, İİK'nun 71/2. maddesi gereğince takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde işleyecek zamanaşımı süresi 6762 sayılı TTK’nun 726. maddesine göre hesaplanamaz. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takibin kesinleşmesi, sözü edilen durumu değiştirmeyeceğinden olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi, Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup zamanaşımı süresi dolmadığından borçlunun istemi yerinde değildir.
O halde, ilk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan nedenlerle icranın geri bırakılması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı sürelerinde yanılgıya düşülerek yazılı gerekçe ile istemin kabulü isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/4572, K. 2024/1879, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama