KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/5155 E., 2024/2237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde borca itirazı ile duran takibin devamını sağlamak amacıyla, alacaklının itirazın kaldırılması talebiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, talebin kabulüyle itirazın kaldırılmasına karar verildiği, kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır..
İİK'nın 68/1. maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
6102 Sayılı TTK'nın 776/1-f maddesi gereğince bonoda düzenlenme yerinin yazılı olması zorunludur. Aynı Kanun'un 777/4. maddesinde ise; düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir, ayrıca adres gösterilmesi mecburiyeti bulunmamaktadır. Diğer yandan, kambiyo senedi niteliğinde olmayan belgelerdeki (adi senetlerdeki) hakkın ciro yolu ile devri mümkün olmayıp, böyle bir hak, ancak alacağın temliki suretiyle devredilebilir.
6098 sayılı TBK'nın 184. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yapılmış bir temlik bulunmaması halinde, kambiyo senedi niteliği taşımayan senedi ciro ile alan kişinin, yetkili hamil sıfatının bulunmadığının, dolayısıyla takip hakkının da olmadığının kabulü gerekir.
Somut olayda, takip dayanağı bonoda düzenlenme yerinin bulunmadığı gibi tanzim edenin adı ve soyadı yanındaki adreste de idari birim yazılı değildir. Bu durumda, tanzim yeri içermeyen dayanak bono 6102 sayılı TTK'nın 776/1-f maddesi gereğince kambiyo senedi vasfını haiz olmayıp adi yazılı senet niteliğindedir. Borçlu ... tarafından Hüseyin Bişi emrine düzenlenen senedin, lehtarın cirosu ile alacaklıya devredildiği anlaşılmakta ise de bu senet bono niteliğinde olmadığı için lehtarın cirosu ile senette mündemiç hak takip alacaklısına geçmez. TBK'nın 184. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yapılmış bir temlik de bulunmadığından senetteki hakkın takip alacaklısı ...'e devredilmediği, bu durumda adı geçen kişinin takip hakkının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece; takip dayanağı senet yönünden yetkili hamil sıfatı bulunmayan alacaklının itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince itirazın kaldırılması talebinin kabulüne ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/5155, K. 2024/2237, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama