KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/7165 E., 2024/3873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Davacı/borçlu
- ...
- Davalı/alacaklı
- ... Turizm Organizasyon Kültür Sanat Hizmetleri Sanayi Ve
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Ticaret Limited Şirketi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
6100 sayılı HMK'nın 166. maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür. Ancak, birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, her dava, ayrı ayrı hükme bağlanmalıdır. Davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Başka bir anlatımla, birleştirmeye konu davalar bağımsız kimliklerini korurlar.
Kararda, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı belirtilmesi ve hükümde, her dava için ayrı ayrı karar verilerek, her dava için verilen kararın, ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.
Somut olayda, İstanbul Anadolu 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 13.04.2021 tarih ve 2021/200 E. - 305 K. sayılı kararı ile mahkemenin 2021/200 Esas sayılı dosyasının, aynı mahkemenin 2021/85 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, yargılama sonunda asıl ve birleşen dava yönünden hüküm kurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına karar verildiği ancak asıl ve birleşen davalar hakkında 6100 sayılı HMK’nın 297/2 maddesi gereğince ayrı ayrı hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde bulundurularak kararda asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı belirtilmesi, asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, yukarıda anılan Yasa hükmüne aykırı olarak tek hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/7165, K. 2024/3873, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama