KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/9260 E., 2024/5287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan örnek 7 ilamsız takipte borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; başlatılan takipte ödeme emrinin TK'nın 35. maddesine göre 28.04.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, icra müdürlüğünün 25.05.2022 tarihinde ‘’Entegrasyon sorgusu sonucu gelen MERSİS adresine (35.
Maddeye Göre Tebligat) İcra/Ödeme Emri tebliğe çıkartılması talebinin reddine’’ şeklinde karar verdiğini, verilen bu ret kararına rağmen, Antalya Ticaret Sicil Memurluğuna adres ile ilgili herhangi bir müzekkere yazılmadan, GİB sorgusu ile TK'nın 35. maddesine göre tebligat çıkartıldığını, bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, takip dosyasından gönderilen ödeme emri tebligatının 28.04.2022 tarihinde muhatap ismen tanınmadığı şerhi ile iade edildiğini belirterek tebligatın iptaline ve öğrenme tarihinin 29.07.2022 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği,
davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun; "Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti" başlıklı 35. maddesinin 4. fıkrasına göre; "Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır." Tüzel kişilerin adreslerinin ara statü, sicil, tüzük ve kuruluş senedi gibi resmi kayıtlarda belirli olması sebebi ile meçhul olması söz konusu değildir.
Borçlu şirketin ticaret siciline bildirdiği adresine çıkartılan tebligat, adresin kapalı olması veya bu adresten taşınmış bulunması nedeni ile tebliğ edilemeden iade edilmiş ise, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, tebliği çıkaran merci, şirketin ticaret sicil adresine tebligat yapılmasını talep eder. Bu durumda tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
Somut olayda, borçlu şirketin ticaret sicil adresine gönderilen ödeme emri tebligatının "Gösterilen adrese gidildi. Komşusu Reha Cırdı'nın sözlü beyanına göre muhatap ismen tanınmadığından mercine iade'' şeklindeki şerh ile iade edildiği, bunun üzerine icra müdürlüğünce, iade edilen tebligatla aynı adres olan, borçlunun ticaret sicili adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat işleminin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre yerleşik içtihatlarımız nazara alındığında, TK'nın 35. maddesine göre tebligat yapılmasına esas alınan iade tebligatın "muhatap ismen tanınmıyor" şerhi ile iadesi sebebiyle yapılan tebligat işlemi usulüne uygun değildir. O halde mahkemece şikayetin kabulü ile tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/9260, K. 2024/5287, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama